| Realitede flörte alternatif |
|
|
Bu noktada günümüz müslüman toplumlarında dini değerlerinde hassas çevreler tanımamadan kaynaklanacak olumsuzlukları azaltmak için çocuklarını tanıdıkları akrabaları içinden evlendirme yoluna gidiyorlar. Bizim gerçekçi teklifimiz şu, evliliğe konu olacak birinci ve ikinci şahısların (karı-koca) dışında kalan üçüncü şahıslar (tarafların annesi, babası ve akrabaları, arkadaşları) olabildiği kadar kurumsal bazda gerçekleşmesini arzu ettiğimiz sonuçlar için fert bazında araştırma yapacaklar. Ayrıca günümüz pratiğinde ileride eş olacak çiftler, İslam’ın geneline onay verdiği fakat teferruatında bazı nokları onaylamadığı iş ve eğitim birlikteliğinde aynı ortamda olabiliyorlar. Böyle bir birlikteliği bazı noktaları içinde onayla-ma-makla bereber, işin pratik yönünde bu gün milyonlara varan insanların aynı ortamda birlikte olduğunu görüyoruz. Bu negatif manzaranın sorumlusu kimdir, onun muhakemesini bir başka zamana bırakıp işin pratiği içinde şunu demek istiyoruz; İş veya eğitim birlikteliğinin zaruri noktalarında bir araya gelişler karşılıklı tanışma için (tavsiye edilmese bile) bir zemin oluşturuyor. Böyle bir tanışmanın verileride üçüncü şahısların bulguları ile birleştirildiğinde kurumsal beklentiye yakın bir takım sonuçlar ortaya çıkıyor. İşte bu bulgular bilgisayar ortamında değilde aile meclisi ortamında değerlendirilidiğinde ilk adımı atmak için tarafları karar aşamasın getiriyor. Bu noktandan sonra teorik bilgilerle donanmış taraflar bir araya gelebilirler. Genel ilkeler bu noktada ağırlığını olabildiğince hissettiriyor. Özellikle hikmet dolu ilahi yasaklar böyle bir biraya gelişin en ufak ayrıntısına kadar belirleyici oluyor. Çünkü “günah” olgusu İslam’ın değişmezleri arasındadır. Bir ramazan hilalinin tesbitini, seferilik meselesinde zaman unsurunu, namaz vakitlerinin saatle tespiti gibi hususları teknolojinin gelişmesi ve çevresel şartların değişmesi ile değişkenliği tartışılabilir görürken, günah olgusunun değişime kapalılığı tartışılamaz. Günah; bazı parçaları dünyada bazı parçalarıda ahirette patlayacak mayınlar şeklinde ölçüyü aşmak isteyenlerin karşısına bütün zamanlarda çıkar. Böyle bir ön hazırlıktan sonra adayların olaya yakın üçüncü şahısların görüş alanı içinde olan bir mekânda bir araya gelmelerinde bir mahsur yoktur. Böyle bir araya gelişte taraflara olabildiği kadar konuşma rahatlığının verilmesinde fayda vardır. Eğer, bu alan daraltılırsa… Bu alanın daraltılması flört taraftarları için haklı bir gerekçe oluyor. Bu sahayı geniş tutmakta saglıklı bir evlilik ve günaha açılan yolların tıkanması noktasında büyük faydalar. Bu noktada görüşmeyi zamana bağlama, konuşulanı duyma, neyi ne kadar konuşacağını deklare etme gibi aşırı hassasiyetler zaman içinde flörtün varlık sebebi ve onu besleyen kaynaklar olmuştur. Zaten bu anlatığımız husus Hz Muhammed’in (sas) genel ilkeler doğrutusundaki içtihatları ile asr-ı saadette fiili olarak uygulanmıştır. Zaman içinde aşırı hassasiyetler olaya uygulanması zor bir görünüm kazandırmıştır. Bu zorluk İslami duyarlılığın fazla olduğu dönemlerde fazla göze batmazken, İslamî duyarlılığı (istenen) kadar olmayan insanlarla birlikte yaşama konunun fiili zorluğunu gözler önüne sermiştir. Bu zorlukta ısrar flört taraftarlarının destekçilerini çoğaltmaktan öte gitmemektedir. Önceki yazılarda anlatığım şekilde bir araya geliş İslam’ın konumuzla alakalı üç genel ilkesi ile çelişmez. Hatta bu ilkeyi “dinin kolaylık ve kolaylaştırma” ilkeside destekler. Bu noktada konuyu özetlemek gerekirse; Flörte taraftar olanlar, evliliğin sağlıklı bir zemine oturmasını sağlamak için flörtün, yani evlilik öncesi tanışma amaçlı birlikteliğin gerekli olduğunu savunuyorlar. Biz, eğer amaç, sadece cinsel tatmin değilde tanıma ise, bu noktada İslamî genel ilkeler içinde alternatifler sunduk. Dini prensipleri uygulama konusunda hassas bir insan, yukarıda anlatığımız ölçüler içinde saglıklı evlilliğe giden yolda saglıklı adımlar atabilir. Yukarıda anlatmaya çalıştığım konuda kapalı kalan taraflar olursa sorulabilir. Biz burada evlilik gibi genel bir olgunun başlangıç safhasındaki bir kesitini ele aldık. Bundan sonraki çalışmalarımızda şu kesitler üzerinde duracağız. Mehmet Emin Erdoğan |
||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
Kâinat tesadüfen, kendi kendine ve sebepler tarafından yaratılabilir mi? Kâinatın, tesadüfen, kendine ve sebepler tarafından yaratılamayacağını aynı örnek içinde inceleyelim. Heykel yapılan bir atölyenin satış bölümünde olduğumuzu düşünelim. Biz heykelleri hayran hayran seyrederken, satış görevlisine soruyoruz, “Bu harika heykelleri kim yapıyor?” Görevli diyor ki; “Bu heykeller üç usta tarafından yapılıyor.” |
|
| Devamını oku... |