Her Soruya Cevap Verilir


Sorularınızı Bekliyoruz!

KİTABIMIZ ÇIKTI!


KİTABIMIZ ÇIKTI

Arşiv

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Anasayfa
İslam inanmaya mecbur etmez Yazdır E-posta

İslam’ı anlamada ve anlatmada 6. Yöntem

6) İslam dini insan aklının özgür tercih hakkını elinden alıp onu zorla inanmaya mecbur etmez

İslam dininin de Allah, Cennet, Cehennem, Melek, Vahiy/Kuran vs. gibi iman edilmesi gereken şeyler gözle görülmez. Bunlar gözle görülse, iman etmeye gerek olmazdı, iman olmadığı içinde dünya da imtihan olmaz ve dünyanın bugünkü dekoru olmazdı.

Din; insanı, insan aklını inanmaya mecbur etmez, ikna eder. Mecbur etmekle, ikna etmek arasındaki farka bakalım.

Eğer Allah cc. gökyüzünde, güneş büyüklüğünde dev ekranlarla, kendini, cenneti ve cehennemi gösterseydi, melekler insanlarla görüşüyor ve konuşuyor olsaydı… İnanılması gereken her şey göründüğü için, iman edecek bir şeyde kalmazdı.

Normal bir insan aklının gözüyle gördüğü bir şeyi inkâr etmesi mümkün olmayacağı için, mecburen bir kabul olacaktı.

Böyle bir kabulün sonucunda, mükâfat ve ceza olmayacaktı.

Bu durumu ders verilen bir sınıf için düşündüğümüzde, cevapların tahtada yazdığı bir sınıfta öğrencileri imtihan etmenin bir anlamı olmayacaktı.

İmtihan olmayınca o okulda başarı ve terakki de olmayacaktı.

Tembel ile çalışkanın, sonuçta eşitlendiği bir eğitim sistemi saçma ve anlamsız olacaktı.

İmtihan esnasında cevaplardaki kapalılık eğitim sistemini anlamlı hale getirdiği gibi, dindeki kapalılıkta dini anlamlı hale getiriyor.

Din insanı ikna ile imana davet eder.

Varlık sahasında var olan her şey insan aklı önünde birer delildir. Deliller insanı ikna için yeterlidir.

Var olan her şeyi yaratma konusunda aciz kalması, yaratanın Allah olmasına en büyük delildir.

Görünen her şey, görünmeyen Allah’ın varlığına şahittir.

İnsan bu şahitlerin delillerini aklıyla değerlendirir ve karar verir; “iman ettim” veya “inkâr ettim” diye.

Kuran’da bu gerçek şöyle ifade edilir.

“Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Kehf 29”

Allah insanı tercih yapamayan iradesiz bir varlık olarak yaratmamıştır.

İnsanı dilediğini yapmada özgür bırakmıştır.

Dîni yüz kapısı olan bir saraya benzetirsek, Allah insanları o saraya davet ediyor. Gerçekte sarayın bütün kapıları açık olduğu halde, birkaç kapısı gelen bazı kimselerin şahsi durumundan veya kapıların özelliklerinden kaynaklanan bazı sebeplerle kapalı zannediliyor.

Saraya girmek isteyenler, açık kapı bulurken, girmek istemeyenlerde birkaç kapıyı bahane edebiliyorlar.

Allah, İslam dinini, inanmak isteyen her insanı ikna edecek bir şekilde ortaya koyarken, inanmak istemeyen her insan için de her zaman birkaç bahane bulunabilecek şekilde var etmiştir.
 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement

Konulardan Seçmeler

İslam’ı anlamada ve anlatmada 7. Yöntem

7) Konunun daha iyi anlaşılması için verilen misaller hakikatin kendisi değildir

İslam’ın bilgi kaynakları olan Kuran ve Hadis kitaplarında insanların algı sahasının dışında kalan gerçekler, algı sahasın içindeki benzerlerle örneklendirilir. Buna teşbih/benzetme sanatı denir.

.
Devamını oku...
 
Free Joomla Templates