| Kâinat sebepler tarafından yaratılabilir mi? |
|
|
|
Kâinat tesadüfen, kendi kendine ve sebepler tarafından yaratılabilir mi? Kâinatın, tesadüfen, kendine ve sebepler tarafından yaratılamayacağını aynı örnek içinde inceleyelim. Heykel yapılan bir atölyenin satış bölümünde olduğumuzu düşünelim. Biz heykelleri hayran hayran seyrederken, satış görevlisine soruyoruz, “Bu harika heykelleri kim yapıyor?” Görevli diyor ki; “Bu heykeller üç usta tarafından yapılıyor.” “İsimlerini öğrenebilir miyiz?” diyoruz, “Evet” diyor, “Birinin adı ‘tesadüf’, diğerinin adı ‘kendi kendine’ bir diğerin adı da ‘sebep’tir”. “Peki, onlarla görüşebilir miyiz?” diye soruyoruz, deniyor ki; “Onlar seni göremez”. “Peki, onlarla konuşabilir miyiz?” diyoruz, deniyor ki; “Onlar sizi duyamaz”. “Onlarla bir şekilde anlaşabilir miyim?” diyoruz, deniyor ki; “Onlar sizi anlamaz, anlayamaz”. Peki, “Bu harika heykeller, görmeyen, duymayan ve anlamayan birileri tarafından yapılabilir mi?” Satış görevlisi, “HAYIR” diyor. Son cevap karşısında biraz şaşırdıktan sonra sormaya devam ediyoruz. - “Sen hiç merak edip fabrikaya girmedin mi? “ Cevap: Hayır girmedim. - “Peki, girmediğin ve bilmediğin halde bizim ‘bunları yapan usta kim’ sorumuza nasıl cevap verdin?” Cevap: Önceki satış görevlisinden böyle duydum. - “Peki, duyduğun şeyin saçma olduğunu hiç düşünmedin mi?” Cevap: Pek düşünmedim. Evet, hikâyemiz burada bitiyor. Hikâyenin hakikati şu; Kuran Allah’ı tanıtıyor. Fakat birçok insan Allah’ın kendini tanıttığı kitaptan O’nu tanımak yerine, Onun kitabını bir kere bile okumayan ve Onu tanımayan insanlardan duydukları, üzerinde düşünüp araştırma yapılmamış bilgilerle yaradılış hakkında söz söylüyorlar. Bu konuda bir iki misal daha vererek, Kuran’ın karşısındaki görüşlerin nasıl trajikomik tezler olduğu göstermeye devam edelim. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

Bildik şeyleri uzun uzun anlattı. Dedim “söyleyemediğin bir şey var mı?” “Genel olarak söyledim” dedi. “Peki, söylenmediğini düşündüğüm bir şeyi ben söyleyebilir miyim?” dedim |
||
| Devamını oku... | ||