Yaklaşık 3-4 ay önce meydana gelen Elazığ depreminin ardından yaralar sarılmaya devam ediyor.

Her ne kadar artçı depremler devam etse de, hayat devam ediyor. Öğrendik ki; hayatın bir gerçeği olan deprem ve doğal afetleri unutmamız gerekir. 

Depremin ilk gününden beri hem depremi yaşamış hem de sahada gönüllü olarak hizmet vermiş ve halen daha ‘Gönüllülük Hareketi’ ile depremin yaralarını sarmaya ve umut olmaya çalışan başta Talat ÖZER, Zafer SARAÇ,  Muhammet Yalçın Azizoğlu Üstün Üstündağ, Furkan Gunaşar ve daha onlarca isimlerini yazamadığım ’ Yeşil Yelekli Kahramanlar’ımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunmayı unutmayalım ve bu gençlerimize yardımlarımızı, desteklerimizi esirgemeyelim.

 Ve Yeşil yelekli kahramanlara ithafen;

Güneş battı,  soğuk ve kar her yer,

Gecenin karanlığında derinlerden gelen sesler..

Ağlamalar, bağırmalar,  nefesler kesildi.

24 Ocak 2020…

Saatler durdu, yer gök titredi inceldi çizgi yaşam dakikalar arasına sıkıştı.  

Unutulmayacak karanlık bir gece.

6.8 le sarsılan toprak sayıların bu kadar acımasızlığı.

Yaşadığımız an

Feryat, figan her yer perişan..

Taş taş üstünde kalmamış,

Çatlamış orta yerinden can.

İnsanlar binalar altında

Sesim duyulsun ümidiyle beklemekte..

Sessizlik hakim, kulaklar bir ses duya bilir miyim  düşüncesinde.

Sarsıntıların ard arda gelişi  panik ve korkuya hakim bırakmış kenti.

Sanki bir koca afet sarmış bütün gezegeni.

Karanlık gecede ilk  akla  gelen düşünce.

Aziz şehrin mahallerinde

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı

Anlardan.

Bir çocuğun gözünde görünüyor

Yer kabuğunun elleri değil,

Yıkılan sadece evler değil

Aileler, Anneler, çocuklar, gençler  şaşkın korku dolu gözler  zaman nasıl geçer mevsim şartlarının vurgunluğuyla? Düşünceler  günün ötesinde.

Çaresiz bakan gözlerin önünden geçen  belki taze belki de eski anılar.

Fotoğraflarda kaldı en güzel günler...

Gözyaşlarıyla, kayboldu canlar..

Hatıralarda  kaldı yaşanılan en güzel yıllar..

Çatlak duvarlar arasında

Binalar enkaz yığınları görüntüsüyle hüzne salarken enkaza dönüşmüş  hayatlar...

Soğuk ve ayazın şehri kavurduğu  anlarda,

Geçmeyen saatler geçici mekânlarda yaşamaya başlamak, yeni bir hayat.

Şartlar ağır olsa da yaşama tutunmak..

Ümitle yaşamak!

Anıların içerisinde yorgun  bakışlar..

Acılarla üşüyen yüreklere sımsıcak  tebessümlerle  yanında olmak!

Şevkat ve merhametinizle koca yüreğinizle,

Yanınızdayız diye bilmek için!

Yalnız değilsiniz diyen ses ola bilmek için!

Hüzün, korku, endişe ve kaygı hep tek vücut..

Sesimizi  bir duyan var mı?

Yetiş yeşil yelekli kahraman

Gel titreyen elimden tut

Yeniden umut olabilmek ümidiyle..

 

- - - -

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol