Bir  Önceki yazıyı Şu cümlelerle  bitirmiş ''' İşte  tam burada;
İslam Dünyasındaki Tevhidi Uyanışa dur diyecek  ve  bu tevhid  eksenli  İslami Değişimi İfsat Edecek  yeni Lawrence ler   devreye   sokuldu...

O Lawrencelerin Kimler olduğunu gelecek yazıda delilleri ile yazmaya çalışacağım.''


Bu yazıda O Lawrencelerin karekterist özellikleri  ve  yaşadığımız ülkede yaptıkları ile sizleri baş başa bırakıyorum.

Yazının hacmi biraz uzun olduğu için siz okuyucu kardeşlerime inşeALLAH bıkkınlık vermeden akıcı bir üslupla anlatmaya çalıştım.


 

Lawrencelar Özellikle Hadis uydurma ve milliyetçi duyguları ön plana çıkaran bir karaktere sahiptirler. Tarihe baktığımızda Arap milliyetçiliğini körükleyenler onlar olduğu görülecektir.



Ülkemizde son dönemlerde Bana Kuran yeter diyen bir akım  Uydurulmuş  bir hadisle '''   Peygamberimiz (asv)'e isnad edilen, “Benden size gelen şeyi Allah’ın Kitabına arzedin. O’na uygunsa ben söylemişimdir. Şayet ona uygun değilse ben söylememişimdir.gölgesinde Kendi zihinlerinden ürettikleri bir Din Modeli sahneye koyarak  çalışmaya başladılar.

Bu Din Modelini pazarlamaya çalışan   Müsteşrikler Her Alanda Teknik, Ekonomik ve Siyasi Güçlerinide Kullanarak Müslümanların Doğru Din Algısını Temelden Yıkmak İçin İslam Kaynaklarını Kendi İçinde Tutarsız Kılacak Şekilde Söylemleri Gündeme Taşıdılar...

Yaşadığımız  Topraklarda  Bu ifsat  hareketi,  özel Tv lerin  kuruluşuna   denk geldi..

Ağzı laf eden  ve  KURAN MÜSLÜMANLIĞI  sloganı  ile ilk özel tv de  boy gösteren   daha sonra  CHP den M.V.olan ölmeden  öncede DEİST olduğunu itiraf  eden  bir prof  vasıtasıyla   başlatıldı...ve  bu profun  anlattıkları   laik kesimde karşılık buldu..  yaşam tarzı  anlatılan  KURAN  ayetlerine muhalif  olması  nedeniyle karşı  İslami  camialardan  tepkiler  aldı...

 ta ki    mazlum der tarafından  tertiplenen  KÜRT SORUNU   platformunda   yaptığı bir konuşma  nedeniyle  hapis cezası  ile  mahkum edilen ilahiyatçı  M.İslamoğlu  GİRDİĞİ CEZA EVİNDE Ignáz Goldziherin ''İSLAM TEFSİR EKOLLERİ'' adlı  eserini tercüme ederek   çıktığı  hapishaneden, Ali kırca' nın  SİYASET MEYDANI  programında başörtü savunması ve etkileyici  hitabeti  ile keşf  edilerek DEİST profun yerine getirilidi..

1 yıl içinde  özel tv  den tutun  uluslar arası yardım kuruluşu, yayın evi, her ilde  örgütlenmiş vakıflarla  İFSAT  hareketi  başlatıldı...


Daha Önce Hiç Duyulmamış İlk Duyduğunuzda Cazip Gelen Bazı Sloganları Bilerek Bariz Bir Şekilde Müslümanların Gündemine Soktular...

İlk Duyduğunuzda Çok Samimi, Yüksek Perdeden ve Özden Bir Yöneliş Algısı Uyandıran Kulağa Hoş Gelen, Güzel ve Herkesi Cezbeden Bazı Sloganları Kullandılar...

Gerek Kavramlar ve gerekse  Kelimelerin ve Sloganların Cazibesi Üzerinden Gündemleşen Faaliyetlerle, Onu ve onları dinleyen İnsanlar, Kendilerini Daha Bilinçli ve İyi Çalışmaların İçinde İyi Bir Müslüman Görüntüsü ile Tanımaya ve Tanıtmaya Başladılar...

Her Defasında Kendisini Bu Cazibeli Sloganlar ile İfade Etmeye Başladıkları Toplantılar, Konferanslar ve Sohbetlere Farklı Bir Anlayış Hakim Olmaya Başladı.

Görünürde Herkes Özüne Dönüyor ve Dört Elle Kur’ana Sarılıyordu...

Kur’an evleri, Kur’an halkaları, Kur’ani hayat, Kur’an müslümanı v.s. isimler popüler oldular...

Aslında sorun bu isimlerde değildi, bu isimlere yüklenmek istenilen anlamlarla zamanla yanlış algıların oluşmasını isteyen ve perde arkasında yer alan bazı nifak odaklarının yapmak istediği ifsad harekatı vardı...

Mesela, “uydurulan dinden indirilen dine”, sloganı ile yeniden bir din inşa ediliyor algısı oluşturuldu,

halbuki Hz.Muhammed(sav)’e indirilen din, son dindi ve Allah dinini artık ikmal etmişti...

Bu  Kişilerin bu  söylemlerine   birileri çıkıp ta    bre  Hoca  Kim dini toptan ifsad ederek bozdu ki, uydurulmuş hale geldi ve dini yeniden indiriliyor gibi sunmaya başladınız  diye sormadı...

Allah, dinini korumaktan aciz miydi ki, haşa... Fakat  onlar böyle ifadeler kullanılıyordu.?..
Oysa bozulan ve uydurulan bir şey var ise, Kur’an veya İslam değil, İslami bir hayattı, Müslümanlardı, Müslümanların yaşadıkları hayattı...

Aksine Vahyin Evrensel  Boyutundan uzaklaşılan bir İslami toplum hayatı vardı ortada  duran,

Uydurulan şey batıl ve şeytani olan düzenlerdi gerçekte ... Müslümanlara bu batıl ve şeytani kılıf giydirilmişti...

Allah’ın dini İslam aynı yerinde duruyordu... Eğer uydurma bir din ve düzmece ilahlar arıyorlarsa muharref Hıristiyanlık ve Yahudiliğin ifsad ettiği insan hayatı ve toplum düzeni vardı..

Ona  saldırılmalıydı .. O şeytani kılıf giydirilerek Müslümanlara cazip  gösterilen  seküler dünya görüşü  ve o dünya  görüşünün argümanlarına saldırılmalıydı.

Bunu yapmadılar çünkü  amaçları  beliydi.

Evrensel  Bir  boyuta  sahip olan  KUR'AN  VAHYİ'ni   tarih boyunca   giriştikleri   13  kez tahrif eylemlerinde başarılı  olamadılar..
O halde   yapılması gereken  bir şey kalmıştı.. PEYGAMBER...

O'na  saldırılacaktı.  Çünkü 'O' vahyin evrensel  boyutunun  yere basan ayağıydı. Bu ayak   kırılmalıydı..

selefleri olan  DEİST  proftan aldıkları  bayrak ile hedefe  doğru  gidiyor  Atölyeler kuruluyor,okullar açılıyor,  konu  eksenli  meal  papağanlığı ile   PEYGAMBER bu sözü söylemez.. Bu söz  PEYGAMBERİN   sözü  olmaz,   şerefsiz  Buhari    yahudi  Hureyre   gibi  uydurukçuların   ortaya  attıkları   sözlerdir  gibisinden  Boy gösterdikleri  tv Minberlerinde ki  laik  moderatörlerin  emme basma  tulumba  gibi  kafa sallamaları  kendilerinin salyalarını akıtıyordu.

  Dünyevileşmenin doruğa çıktığı reklam ve şov ile bezenmiş sahte bir hayat vardı...

Uydurulmuş din arıyorlarsa, müşriklerin, kafirlerin, çağdaş firavunların ve batıl ideolojilerinin ifsat ettiği bir dünya vardı  ortada   Ona  saldırmaları gerekirdi.

Bunu yapmadılar. Sadece  saldırdıkları PEYGAMBER  s.a.v. sahih  ve  mutevatir  hadisleri, muhaddis alimler, hadis ravisi sahabeler oldu..

İslam asla uydurulmadı, İslam'ın kaynakları üzerinden yeni bir din de uydurulmadı, hele hele kaynakları bozularak hiç uydurulmadı.

 Aksine İslami bir eğitim verilmediği, tevhidin esasları insanlara öğretilmediği için cahil kalan halkın geneli, bidat ve hurafelerle iç içe yaşamaya başladı.. Hıristiyanlar gibi mum yakmaya, çaput bağlamaya, suya para atıp dilek tutmaya v.s. birçok abuk sabuk sapkınlıkları din zannetmeye başladılar...

Üzerine  gidilmesi  gereken  bu sapıklıklar  olması gerekirken, İslam'ın temel kaynaklarına  saldırmak,hakikatte PEYGAMBER s.a.v.  saldırmaktı. 

zihinlerde  sözlerine  güvenilmeyecek  inanılmayacak  bir PEYGAMBER  profili  oluşturarak geçmişte seleflerinin başaramadığı  KUR'AN  VAHYİNİ  TAHRİF  ETMEK  ti...

bunu  merhale merhale  yap maktanda  geri  durmadılar..

misalen    CUMA  SÜRESİNDE   ki  YEVMUL CUMA  ibaresin  KUR'ANın aslında  olmadığını, asıl KUR’AN da   bu ibarenin  YEVMUL ARUBA  olduğu,  ve yevmul cuma   ibaresinin  kurana  koyanların  ne amaçla  koyduklarını  araştırdıklarını   söylediler...

 

Uydurdukça uydurdular ve yeni bir din icat ettiler... Uydurulan şeytan ve dostlarının uydurduğu batıl, beşeri bir dünya diniydi... Asla İslam değildi.. Hele hele İslam’ın korunmuş kaynakları olan vahye (Kur’an ve sünnete) göre yaşanılan bir hayat hiç değildi...

“Sadece Kur’an Yeter” “Kur’an İslamı yada Kur’an Müslümanı” gibi söylemler eğer Hz.Muhammed(sav)’e vahyolan ve yazdırılan Kur’an ile yaşayarak bizlere örnek bıraktığı davranışları, heva olmayan ve vahiyden konuştuğu sözleri, nüzul bağlamında ayrıştırıcı bir hale dönüştürülmüş ise bunlar özellikle seçilmiş ve Müslümanların Sünneti Nebi algısını yanlış yönlendirmek üzere kullanılan sloganlardır...

Oysa Hz. Muhammed(sav) asla kendi düşüncesini veya yorumladığı bir şeyi ALLAHDAN aldığı vahye katarak konuşmamıştır.
 

Necm Suresi:

1 - İnmekte olan yıldıza andolsun ki
2 - Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.
3 - O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz.
4 - O(nun konuşması kendisine ) vahyedilen vahiyden başkası değildir
5 - Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti.


Hz.Muhammed(sav)’i bu anlamda vahyin dışına itme girişimleri, ALLAH’ın risalet ve örneklik anlamındaki takdirini de inkar etmeye giden bir sapkınlıktır... Allah böyle yapanların ALLAH’ıda Resulünü de inkar ederek küfre düşeceklerini
Nisa suresinde açıkca beyan etmektedir..

 

150 - Onlar, Allah'ı ve resullerini inkâr ederler, Allah ile resullerinin arasını ayırmak isterler. "Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz" derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler.


Rabbim Ümmeti muhammedi bu sapık ve sapkın fırkanın ifsad eyleminden muhafaza etsin, Peygamber s.a.v. Pak sünnetine uyarak yaşayanlardan etsin bizleri...

ve ahiru davahüm enil hamdülillahi rabbil alemin.

Selam ve dua ile...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol