Yeni Ufuk Gazetesi - Elazığ Haberleri - Haberler
2026-01-31 17:31:00

KÜRESEL ISINMA MI, KÜRESEL SAVRULMA MI?

Kerem Seçer

31 Ocak 2026, 17:31

Geçen haftaki yazimda Yastık altı dan bahis etmiş ve bunun mimarlarının kimler olduğunu gelecek yazıda iklim yasasımı küresel savrulmamı yazımda belirtilecegini söylemiştim.
Bugün bu yazı dikkatle okunursa yastık altının amacının da bu küresel savrulmaya hizmet için olduğu anlaşılır.

Haydi okuyalım.


Yeni çağın karbon dini ve küresel tahakküm düzeni
Bugün dünya siyasetinde yeni bir mutabakat dayatılıyor:

Paris İklim Anlaşması,

Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal),

Dünya Ekonomik Forumu (WEF),

Birleşmiş Milletler İklim Zirveleri (COP süreçleri).

Aynı metinler.
Aynı kavramlar.
Aynı hedefler.

*Karbon. 
*Kota. 
*Sertifika. *Regülasyon.
Ve aynı soru:
Bu düzen gerçekten doğayı mı koruyor, yoksa dünyayı yeniden dizayn mı ediyor?


Karbon Piyasası: Londra ve New York’ta Yazılan Yeni Dünya Düzeni Sözleşmesi

“Karbon ticareti” denilen sistem bugün
-BlackRock,
-Vanguard,
-State Street,
-Goldman Sachs
gibi finans devlerinin yönettiği piyasalarda şekilleniyor.

Yani atmosfer artık bir çevre meselesi değil;
finansal varlık haline getiriliyor.

Avrupa Birliği’nin CBAM (Karbon Sınır Vergisi) uygulaması,
Çin’in karbon borsaları,
ABD’nin yeşil fon paketleri…
Hepsi aynı sonuca çıkıyor:

Üretim yapan ülkeler maliyet baskısı altına alınacak.
Kalkınmak isteyen toplumların eli zayıflatılacak.
-Sanayi, 
-tarım ve enerji; küresel regülasyonlara bağlanacak.
Bu çevrecilik değil.
Bu, küresel ekonomik disiplin rejimidir.


Bill Gates Tarımı Konuşuyor, Çiftçi Tarlasını Kaybediyor

Bugün küresel iklim politikalarında
*Bill Gates Vakfı,
*Rockefeller *Foundation,
*Open Society çevre ağları,
*WEF platformları
aktif biçimde yön veriyor.

Aynı aktörler:

– Sentetik gıda yatırımı yapıyor

– Tarım arazisi satın alıyor

– GDO ve laboratuvar eti projelerini fonluyor
Ve sonra “doğayı korumak için hayvancılığı azaltmalıyız” diyor.

Sonuç:

Köylü tasfiye ediliyor.
Yerel üretim çöküyor.
Gıda zinciri birkaç küresel şirkete bağlanıyor.
Bu çevre politikası değil;
gıda egemenliğinin merkezileştirilmesidir.

Almanya Kömürle Zenginleşti, Afrika’ya Karbon Dersi Veriyor

Avrupa sanayi devrimiyle atmosferi iki yüzyıl boyunca doldurdu.

Bugün ise Afrika’ya, Asya’ya, Ortadoğu’ya diyor ki:
“Artık karbon üretmeyin.”

Yani:

“Biz kalkındık.
Siz kalkınmayın.”

Bu adalet değil.
Bu yeşil ambalajlı jeopolitik çıkardır.


Türkiye’ye Düşen Rol: 
Üret ama Bedelini Öde

Türkiye Paris Anlaşması’na taraf.
Yeşil Mutabakat’a uyum için yasa hazırlıyor.
Karbon vergisi masada.

Ama soran var mı?

– Türkiye sanayisini kim finanse edecek?

– Çiftçinin artan maliyetini kim karşılayacak?

– Enerji arz güvenliği nasıl sağlanacak?

Cevap yok.
Çünkü amaç çevre değil.

Amaç:

Üretim yapan ülkeleri küresel regülasyonla kontrol altına almak.

Asıl Isınan Atmosfer Değil, Küresel Güç İştahıdır

Bugün iklim söylemi;
– Silah sanayine dokunmuyor
– Çok uluslu şirketlerin tüketim kültürüne dokunmuyor
– Dijital tekellerin enerji oburluğuna dokunmuyor

Ama:

– Köylüye kota
– Sanayiciye ceza
– Esnafa maliyet
– Halka yeni vergiler
Bu bir çevre politikası değil;
yeni bir toplumsal disiplin projesidir.

Sonuç: Küresel Isınma mı, Küresel Savrulma mı?
Evet, çevre korunmalı.
Ama doğayı korumak;
küresel finans merkezlerinin yazdığı sözleşmelerle değil,
adil üretim, dengeli tüketim ve yerel egemenlikle olur.

Bugün dayatılan düzen;
doğayı değil,
küresel şirket çıkarlarını güvenceye alan bir yeni dünya mimarisidir.
Ve adına “iklim yasası” diyorlar.
Gerçekte ise bu:
küresel savrulmadır.

Şimdi anladınız mı Yastık altına neden göz konmuş olmasını.

Tabi anlamak anlamlandırmaktır, anlamsız anlamalar beyhude geçti ömrüm dilde sermaye olarak bir Ah. Kaldı türküsünü soyletir .. selam ve dua ile

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.