Öne Çıkanlar Esnafa Kira Desteği Göldere Köyündeki Yol Sorunu Giderildi MEB TRT Türkü Radyoda Kürsü Başı Minik yürekler Evde Kal çağrısı yaptı

Bu haber kez okundu.

Alyamaç, "Bir Musibet Bin Nasihatten Daha Etkili Oldu"

"DAYANIŞMA VE İNANÇ TAKDİRE SAYAN"
Alyamaç, gazetemize yaptığı açıklamada, 6.8 büyüklüğündeki depremin çok can yaktığını, gönüllerde onarılmaz yaralar açtığını ve hafızalarda derin izler bıraktığını kaydetti.
Depremin aynı zamanda bin nasihatten daha etkili olduğunu vurgulayan Alyamaç, "Devletimizin gücünü, desteğini ve etkin afet müdahale refleksini iliklerimize kadar hissettik, mutlu olduk, onur duyduk. Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlarımızın yüreklerinin, deprem bölgelerinde attığına şahitlik ettik. Cumhurbaşkanımızdan Bakanlarımıza, görevlilerden gönüllülere tek yürek olduk. Elazığ canlar kaybetti ama ümidini, inancını ve güvenini asla kaybetmedi. Eksiklikler, aksaklıklar, sıkıntılar elbette oldu ama niyet halisti, gayret insan üstüydü. Dayanışma ve inanç takdire şayandı. Bu duygularla koca bir yılı arkamızda bıraktık. Çok şükür ki göçen bina sayımız Merkez’de üç ile sınırlı kaldı ama hasar büyüktü. Binlerce bina ağır hasar gördü ve kullanılamaz hale geldi. Maalesef haritadan silinen mahallelerimiz oldu. Ama Devletimiz gücünü ve vizyonunu ortaya koydu: Binlerce yeni konutu henüz bir yıl olmadan inşa etti ve vatandaşlarına teslim etti. Hem de Elazığ’ın gelecek stratejisinin ötesinde kararlar alındı. Elazığ Merkez sıkıştığı dar alandan kurtarıldı ve şehir her bir yönden genişletildi. Güneyde Yemişlik ve Bizmişen TOKİ’ler yapılırken, kuzeyde Zafran TOKİ’ler inşa edildi. Doğuda Mustafa Paşa Mahallesi yenilenirken, batıda Abdullah Paşa Mahallesi yenileniyor. Sürsürü’de Dilek Sitesinin yerine yapılan TOKİ konutları efsane kısa bir sürede tamamlandı. Birkaç ay içinde TOKİ tarafından yapılan konutların tamamı bitirilecek ve Elazığ yeni yüzüne kavuşacak." diye konuştu.

"BİR ŞEYLER DAHA FARKLI OLABİLİRDİ"


Depremden sonra TOKİ tarafından yaptırılan konutların çok konuşulduğunu ve tartışıldığını ifade eden Alyamaç; "TOKİ konutlarının yeri, kat sayısı, dairelerin büyüklüğü hatta balkonları bile çok konuşuldu, tartışıldı. Evet, bir şeyler daha farklı olabilirdi ama unutmamak gerekir ki, bu yenileme ancak devlet gücü ile olabilirdi. Eğer Devletimiz bu devasa çalışmayı yapmasaydı, ağır hasarlı binalar elimizde çöp olmuştu. Unutmayalım ki, bu çalışmalar ve gayret sayesinde, Elazığ’ımızın bina stokunun yaklaşık %30’u yenilenmiş ve deprem dayanımı yeterli hale gelmiştir. Benim önceliğim her şeyden önce bir binanın deprem dayanımının yeterli ve yüksek olmasıdır. Geri kalan teferruatlar her zaman halledilebilir." dedi.

GELİNEN NOKTA BÜYÜK BAŞARI


Deprem ve pandemi sürecinin yaşattığı tüm zorluklara rağmen bugün gelinen noktanın büyük bir başarı olduğuna değinen Alyamaç, şunları kaydetti: "Memleketimizdeki sıkıntı büyük olunca, bir taraftan yeni yerleşim yerleri oluşturulurken, bir taraftan hasar tespitleri yapıldı. Bir taraftan ağır hasarlı binalar yıkılırken, bir taraftan hak sahiplikleri tespit edilmeye çalışıldı. Bir taraftan anında çadırlar kurulurken, diğer taraftan kalıcı barınma için konteyner kentler oluşturuldu. Tüm bunların üzerine birde küresel salgın eklenince, zorluklar adeta çile haline geldi. Ama milletçe pes etmedik, direndik ve gayret ettik. Çok şükür, bugün bulunduğumuz nokta Dünya üzerindeki birkaç ülkenin ortaya koyabileceği bir başarıdır."

ORTA HASARLI BİNALARIN DURUMU


Alyamaç, orta hasarlı binaların durumuna ilişkin ise şu değerlendirmeleri yaptı: "Çalışmalar içerisinde bir boy geride kalan ve çözüm bekleyen bir sıkıntımız var: O da orta hasarlı binalardır. Orta hasarlı binaların güçlendirilmesi veya bu mümkün değilse ne olacağı tam olarak netleştirilemedi. Bu durumdan mağdur olan maalesef binlerce aile var. Bu sorun can sıkıcılığını 27 Aralıkta meydana gelen depremden sonra daha da artırmıştır. Bu konuda Valiliğimizin ve Belediyemizin aktif rol alması ve acil olarak harekete geçmesi kaçınılmazdır. Orta hasarlı binalarla beraber çözüm ve aksiyon bekleyen ikinci önemli hususta Elazığ’ın afetlerde risk azaltma stratejisinin belirlenmesi ve deprem eğitimidir. İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, 2021 yılını “Deprem Eğitim Yılı” olarak ilan etmiştir. Elazığ’ımız bu konuda da Ülkemize örnek olacak çalışmalar yapmalıdır. Vatandaşlarımızdan, Üst Düzey Yöneticilerimizden ve Kurumlarımızdan şahsıma iletilen, depremden sonraki çalışmalarımızla ilgili güzel söz, iyi niyet ve dualar için şükranlarımı sunuyorum. 24 Ocak 2020 Sivrice Depreminden sonra bir Elazığlı olarak sadece ve sadece üzerime düşeni yaptım. Devletimizin ve Milletimizin üzerimizdeki hakkı düşünüldüğünde yaptıklarımızın bir hükmü yoktur. Sıkıntısı olan bir can kalsa rahatımız yoktur. Devletimiz, Milletimiz ve Büyüklerimiz var olsun."

Anahtar Kelimeler:
Alyamaç

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol