Öne Çıkanlar Fırat Üniversitesi Koronavirüs Önlemlerini Açıkladı MHP KONTEYNIR KENTİ ZİYARET ETTİ Kasap Et Derdinde Uyuşturucu Operasyonu: 1 Tutuklama İnovasyon ve Tasarım Merkezi Oluyor

Bu haber kez okundu.

"DEVLET HER ZAMAN YANIMIZDAYDI"

Elazığ'da yaşanan büyük depremin üzerinden bir yıl geçti. 41 vatandaşın hayatını kaybettiği, binlerce binanın hasar gördüğü kentte, devlet millet dayanışmasıyla yaralar sarılıyor. Depremzedelerin bütün ihtiyaçlarının karşılandığı şehirde evleri yıkılın vatandaşlar için yaklaşık TOKİ tarafından 20 bin konut inşa ediliyor. Biten konutlar hak sahiplerine teslim ederken, konutlarına yerleşen vatandaşlar sıcak yuvalarında yeni bir hayata başladı.
 

DEVLETİ HER ZAMAN YANIMDA HİSSETTİM

Depremde annesini kaybeden, kendisi ise 16 saat sonra enkaz altından çıkarılan Nazmiye Düşmez, devletin sağladığı imkanlarla hayata yeniden tutundu.

Depremde Mustafapaşa Mahallesi Kalay Apartmanın yıkılması sonucu annesiyle birlikte enkaz altında kalan Nazmiye Düşmez, 16 saat sonra kurtarıldı. Annesi Sakine Düzmez'in ise cansız bedenine ulaşıldı.

Depremden sonra Cumhuriyet mahallesindeki TOKİ konutlarına yerleştirilen Nazmiye Düşmez, sıcak yuvasında yeni bir hayata başladı.
 

"DEVLET HER ZAMAN YANIMIZDAYDI"

Depremden sonra devletin desteğini her zaman yanında hissettiğini söyleyen Düşmez; "Devletimiz her zaman için yanımızdaydı. Hastaneden çıkar çıkmaz, Allah devletimizden razı olsun 'kalacak yeriniz var mı?' diye sordular. Cumhuriyet mahallesindeki TOKİ konutuna yerleştim. Tek başıma hayatıma devam ediyorum. Ama devletin her zaman yanımda olduğunu biliyorum. Devletin gölgesinin, sıcaklığının yanımda olduğunu hissediyorum. Devletin yanımda olduğunu hissediyorum. Devlet bana güven vermiş. Tek olmadığımı biliyorum. Devlet her dakika, her saniye yanımızdaydı. Devletin yaptığı iyilikleri unutamam. İkinci kere hayata başladım. Hayatım sıfırlandı. Yeni bir hayata başladım. İşime gidip geliyorum. Evimde rahatım. Devletin yanımda olduğunu biliyorum. Devlet olmasaydı bugünlere kadar gelemezdim. Devletimize teşekkür ederim. Allah bu acıları bir daha göstermesin. Ben hayatıma yeniden başlamış bulunuyorum. Biten bir hayatım yeniden başladı. İnsanın evini, yakının kaybetmesi çok zor." dedi.
 

16 SAAT BOYUNCA 20 SANTİMLİK YERDE KALDIM

Deprem nedeniyle annesini ve geçmişini kaybettiğini belirten Düşmez, "16 saat boyunca 20 santimlik bir yerde kaldım. O an düşünüyorsunuz. AKUT aradı, Jandarma aradı, kurtarma ekipleri aradı ama oradan kurtulacağınızı hiç tahmin etmiyorsunuz. 20 santimlik bir boşluk vardı. Allah devletimizden razı olsun. O an devlet yanımda olmasaydı, oradan kesinlikle kurtulamazdım. Düşünün kendinizi 15-16 saat bir mezarın içinde hissediyorsunuz. 10 aydır daha yeni tavana bakabiliyorum. 16 saat ben orada tavana baktım. Öldürmeyen Allah öldürmüyor. 16 saat enkaz altında kaldım. Kurtarma ekipleri aradılar beni. Gelip kurtaracağız  dediler: Duvar varmış, onu aşmaları gerekiyormuş. 16 saat bir ömür gibi geliyordu. İnsanların yanında olduğunu hissediyorsunuz. 16 saat sonra kurtuldum. Kurtarma ekiplerini ilk gördüğünüzde o kadar teşekkür edesiniz geliyor ki, bir ömür boyu teşekkür etmek istiyorsunuz. sizi orada hayata bağlıyor. İnsanın oradan kurtulması kolay bir şey değil. 16 saat kurtuldum. 36 saat sonra da annem vefat etmiş. Allah'ın dediği oluyor. Kurtulma ekipleri olmazsa kurtulamazdık. Beni hemen hastane götürdüler, yoğun bakıma aldılar. Yoğun bakımın bir, iki saatini hatırlamıyorum. Hastanede 5 gün kaldım.
 

ANNEMDEN GERİYE KUR'AN KALDI

Depremle birlikte anılarının gittiğini, annesinden ise sadece Kur'an-ı Kerim kaldığını ifade eden Düşmez; "Manevi değeri olan her şey gitti. Annemden geriye kalan sadece bir tane Kuran kaldı. Yıkılan evden sadece bir tane Kur'an çıktı. Geçmişim gitti. Yeni bir hayata başladım. O kadar kolay bir şey değil. Depremin üstünden bir yıl geçti. Allah bir daha göstermesin. Yeniden hayatımı kurdum. Yeniden hayatıma devam ediyorum. Allah razı olsun devletimiz sayesinde. Eşyalarımı aldım. Evime yerleştim. İşime gidip geliyorum. Hayatımı devam ettirmeye çalışıyorum. Kendime yeniden bir hayat kurdum." diye konuştu.
 

RESİMLERİ HATIRA KALDI

6.8 büyüklüğündeki depremde eşi Ayşe ve 9 yaşındaki Muhammet'i kaybeden, bir oğlu ile birlikte enkaz altından çıkarılan Hüseyin Civelek, oğlu ile birlikte TOKİ konutlarında yaşamını sürdürüyor.

Korkunç deprem gecesini anlatan Hüseyin Civelek, "Deprem olduğunda biz ailem ile salonda oturuyorduk.  Sarsıntı ilk başladığında eşim o panik ile antreye koştu. Çocuklarda peşinde gidince bende arkalarında gittim. Depremin şiddeti artınca duvarlar ile tavan üzerimize çöktü. Öle orada kaldık. Yıkıntı bittikten sonra gözümü açtığımda gökyüzü gözüküyordu. Belden aşağı duvarın altındaydım. Kendimi hiç oynatamıyordum. Çocuklarımın ve eşimin sesleri geliyordu. Eşim fazla dayanamadı duvarın altında kalmıştı biraz seslendikten sonra sesi kesildi. Küçük oğlunda eşimin yanındaydı. Oğlum baba beni kurtar diye bağırıyordu. Biraz zaman geçince oğlumun da sesi gitti. Elimi uzattım elleri elime geldi. Baktım nabızları gitmiş. Bende o sırada bağırıyordum bizi duymaları için. ‘Büyük oğlumda bağırıyor baba ölme baba kurtulacağız diye’ oğlumun sesi geliyor ama nerede olduğunu bilmiyorum. Benimde üzerimde duvar vardı. Ses bana arkadan geliyordu. Epey bir zaman geçti kurtarma ekipleri geldi. Bizleri kurtardılar ama geldiklerinde eşim ve küçük oğlum vefat etmişlerdi. Bizi de çıkardılar büyük oğlumda benim altımdaymış sesi farklı yerden geliyordu benim altımda kalmış. O şekilde hastaneye kaldırıldık. O sırada en çok beni etkileyen durum hala kulaklarım çınlıyor. Çocuğum baba kurtar baba ne olursun bizi kurtar diye bağırıyordu. Bu ses hala kulaklarımda çınlıyor. Ben kıpırdayamıyordum. Gözlerimin önünde çocuğum can verdi. Çok zor bir durum. Nasıl yapacağız bilmiyorum. Ömrüm boyunca unutamayacağım bir durum." dedi.
 

ALLAH DEVLETİMİZE ZEVAL VERMESİN

Hastanede tedavileri tamamlandıktan sonra İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un talimatı ile Cumhuriyet Mahallesindeki TOKİ konutlarına yerleştiklerini söyleyen Civelek, "Burada oğlum ile beraber hayatımıza devam ediyoruz. Depremin üzerinden bir yıl geçti. Bu süreçte devletimiz bizim yanımızda oldu. Bizlere ev verdi. Şunda evlerimizde oturuyoruz. Devletimiz şehrimizi yeniden imar ediyor. Zor günlerimizde yanımızdalar sağ olsunlar.  Bu süreçte her geçen gün kaybettiklerimizin acısını her geçen gün acısı daha da artıyor. Eşim ve oğlumun yokluğu bizi daha da derinden sarsmaya baladı. Allah bir daha böyle bir felaket vermesin. Kimsenin başına gelmesin. Bizden sonra İzmir yaşadı bu felaketi onları çok iyi anladık. Canlarını kaybedenlere Allahtan rahmet diliyorum. Kalanlara Allah sabır versin. Allah kimsenin başına böyle bir felaket vermesin.  Acı gerçekten büyük bir acı kolay kolay unutulacak bir durum değil. Bu süreçte dediğim gibi devletimiz her anlamada yanımızda oldu. Olmaya da devam ediyor. Bu konuta cumhurbaşkanımız ve bakanlarımıza teşekkür ediyoruz. Bizlere maddi manevi destekleri oldu. Allah devletimize zeval vermesin. Büyük oğlum ile yalnız kaldık. Şunda beraber yaşıyoruz. Benim ona desteğim oluyor. Onun bana desteği oluyor. Ben oğlumun hem annesi hem babası oluyorum. Ona annesinin eksikliğini hissettirmemeye çalışıyorum. Her zorlukta beraberiz. Birbirimizden güç alıyoruz. "
 

ELİMİZDE RESİMLERİ KALDI

Depremde hayatlarını kaybeden eşi ve küçük oğlundan geriye fotoğraflar kaldığını ifade eden HüseyiN Civelek; "Bütün aile geçmişimiz bütün hatıralarımız bütün malımızı kaybettik. Elimizde resimleri bile kalmamıştı. Sonradan oğlum gitmiş olduğu Kur’an kursunda çektikleri bir resmi ulaştırdılar bana eşimin de enkazdan çıkan kimliği ile birlikte bir resmini bulmuşlardı. Sadece bunlar elimizde kaldı. Başka bir hatıra kalmadı." diye konuştu.

"ALLAH O GÜNLERİ BİR DAHA YAŞATMASIN"

Elazığ'da yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremde eşini ve oğlunu kaybeden, 28 saat sonra enkaz altından sağ çıkarılan Ayşe Yıldız ve 4 yaşındaki Yüsra, devletin sağladığı imkanlarla yaşama yeniden tutundu.

Elazığ'ın Sivrice ilçesi merkezli 6,8 büyüklüğündeki depremde Mustafa Paşa Mahallesi Tahir Şaşmaz Caddesi üzerinde yıkılan 5 katlı binanın enkazından 28 saat sonra mucizevi bir şekilde kurtarılan 2,5 yaşındaki Yüsra Yıldız ve Annesi Ayşe Yıldız'ın tedavileri devam ediyor.

Enkaz altından çıkarıldıktan sonra Fethi Sekin Şehir Hastanesine kaldırılan minik Yüsra ve Annesi, burada bir ay süren tedavinin ardından Fırat Üniversitesi Hastanesi Plastik Cerrahi Bölümüne sevk edildi. Yaklaşık 15 gündür tedavileri burada devam eden Yüsra ve Annesi doktorların kararıyla aynı odaya alındı. Minik Yüsra sağlığına kavuşurken, anne Ayşe Yıldız'ın tedavisine devam ediliyor.

Depremde eşi Hüseyin Yıldız ve 12 yaşındaki oğlu Onur Yıldız'ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan Ayşe Yıldız, kızıyla birlikte Bizmişen mevkiinde yapılan TOKİ konutlarında yaşama yeniden tutundular.

Devletin yardımıyla kızıyla birlikte enkaz altından çıkarıldığını söyleyen Ayşe Yıldız, "28 saat kızımla birlikte kaldım enkaz altında ölümü yaşadık. Allah herkesten razı olsun. Bizi enkazdan çıkardılar. Eşim ve oğlum vefat etti. Her an o acıyı yaşıyorum. Onlar sürekli aklımda. Anlattığım zaman zorlanıyorum. Eşim ve oğlum 2 gün üstümdeydi. Kızım yanımdaydı. O an çok zordu. Ölüleri üstümdeydi. Allah'ın takdiri buymuş. Kızım iyileşti ama benim fizik tedavim devam ediyor. Haftanın belirli günlerinde hastaneye gelerek tedavimi sürdürüyorum. Devletimiz bizi TOKİ konutlarına yerleştirdi. Kızımla birlikte yaşıyorum. Allah o günleri bir daha yaşatmasın." dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol