Öne Çıkanlar Jandarmadan yasa dışı bahis operasyonu Korona virüsü önlemleri Çiçek: Ağar Ailesi Cumhur İttifakından Dolayı Hedefte Gazete Dağıtıcısı aranıyor TÜRKİYE AYAK TENİSİ FEDERASYONU ELAZIĞ İL TEMSİLCİLİĞİNE ENDER ÇINAR ATANDI

Bu haber kez okundu.

Elazığ Mustafapaşa ve Rüstempaşa İçin Tek Yürek Oldu

24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8 şiddetindeki depremin en çok etkilediği iki mahalle olan Rüstempaşa ve Mustafapaşa Mahallesi sakinlerinin aradan geçen 1,5 yıla rağmen sorunları çözülmedi. TOKİ tarafından ortaya konan uygulamalar ile mağduriyetleri iki kat artan mahalle sakinleri yaşadıklarını anlattıkları bir basın açıklaması düzenlediler. Basın açıklamasına ELAZIĞ Esnaf ve Sanatkarlar Birliği Başkanı Cemil Erdem, esnaf odası temsilcileri, muhtarlar ve CHP Elazığ eski il başkanı Zeki Kaplan katıldı.  Depremzede iken bir de TOKİ zede olduklarını ifade eden vatandaşlar tek taleplerinin seslerini duymayan yetkililere seslerini duyurmak olduğunu kaydettiler.  

 “İnsanlar Perişan Haldeler”

   Elazığ Esnaf ve Sanatkarlar Birliği Başkanı Cemil Erdem Mustafapaşa ve Rüstempaşa ‘da yaşanan mağduriyetin yetkililer tarafından görülmesi gerektiğini dile getirdi. Başkan Erdem, “ Rüstempaşa ve Mustafapaşa Mahallelerinde yaşayan vatandaşlarımız TOKİ konutları nedeniyle çok ciddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade ediyorlar. Ben buradan bu sıkıntıların çözülmesi için ilgili kurumlara sesleniyorum. 1,5 yıldır bu insanların evleri ve dükkanları bitirilmemiştir. Bu çok ciddi bir problemdir. İnsanlar perişan haldeler. Bu insanlara ayda 900 lira ödemekle bu insanları beslemiş olmuyorsunuz.  Sadece Bağ-Kur  primlerini ödemiş oluyorsunuz. Elazığ’ı şaha kaldıracağız diyenler,  değerli yetkililer, bu sıkıntılara kulak vermeliler. Sıkıntıları bir an evvel çözmeliler. “ dedi

“Böyle Bir Adalet Yok!”

 Açıklamalarını sürdüren Erdem, dükkan sahiplerinin mağdur edildiğini kaydetti. Erdem, “Adamın 300 metrekare olan dükkanını 100 metre kareye düşürüp bura senin diyerek işin içinden çıkacaksın. Böyle bir adalet yok. Olmaz böyle bir şey… İnanın ki durum içler acısı… Bir taraftan caddeyi genişletiyorsun, diğer  yandan binaları geri çekiyorsun.  Adamın evini, dükkanını bitiriyorsun. Sonra da on kat vereceğim diyorsun. Böyle bir şey olabilir mi? Bunu nasıl yapacaksın? Geçen hafta Abdullahpaşa  Mahallesi’ndeki esnaflarımızla bir toplantı yaptık. Adamlara 15 -20 metre kare dükkanlar vermişler. Böyle bir şey olabilir mi? Bu insanlar bu dükkanlarda ne satacaklar? Bu ciddi anlamda bir adaletsizliktir. Mustafapaşa ve Rüstempaşa Mahallerindeki binalar yıllardır bu şekilde duruyor.  Ben bu TOKİ’ ler de çalışan bir adam göremiyorum.   Bu insanlar ne zaman evlerine ve dükkanlarına yerleşecek?  Adamın hem evi hem de dükkanı yıkılmış adama sana Yemişlik’te yer vereceğiz demişler ancak bu adama halen daha ne iş yeri ne de ev vermemişler.” İfadelerini kullandı

“Bu Evlerde Bu İnsanlar Nasıl Oturacak?”

 TOKİ tarafından inşa edilen evlerin aileler kullanılmasının imkansız olduğunu belirten Erdem açıklamalarını şu şekilde sürdürdü, “2+1 evlerde kimsenin şansı yok.  Bizim ailelerimiz batıdaki gibi çocuksuz ailelerden oluşmuyor.  Her ailenin üç beş çocuğu var.  Bu evlerde bu insanlar nasıl oturacak? Bunu bizler de biliyoruz. Devlet de biliyor. Gerçekten yazık yazık yazık! TOKİ sanki devlet içinde devletmiş gibi hareket ediyor kimseyi dinlemiyor.  Kendi kafasına göre iş yapıyor.  Gerçek manada acayip bir durum var.  Binalarda karkasları çıkmışlar duruyorlar. Buradan cumhurbaşkanımıza sesleniyorum; Kendisinden depremde yıkılan bu memleketi bir an evvel ayağa kaldırmasını talep ediyorum.  Cumhurbaşkanım 2002 yılından bu yana her zaman yanınızda olan Elazığ’ın sıkıntılarına bir el atmanızı talep ediyoruz. “

“TOKİ Bir Rant Kuruluşu Ve Rantsal Hareket Ediyor.-“

Elazığ Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Gül, ise basın yaptığı açıklamada, ““ Depremin olduğu ilk günden itibaren muhtar arkadaşlarımla birlikte  günlerce İl Bank’ta sabahladık.  Bakanlara sıkıntılarımızı ve yapılması gerekenleri anlattık.  Elazığ insanın taleplerini ifade etmeye çalıştık.  Elazığ için bir ortak akıl oluşturulması gerektiğini, taleplerin alınıp yapılaşmanın ona göre başlatılmasını talep ettik.  Fakat TOKİ devlet içinde devlet… TOKİ bir rant kuruluşu ve rantsal hareket ediyor. TOKİ kendi menfaatine göre hareket ediyor.  Bu iki mahallemizin yaşadığı sıkıntıları daha öncede dile getirdik.   TOKİ’nin yapılaşmanın başladığı ilk günden itibaren başlayan sıkıntılardı.  Ne yazık ki siyasilerimiz vatandaşlarımızın ve bizim taleplerimize kulaklarını tıkadılar.   TOKİ projeleri kimselere göstermeden yapılaşma başlattı. ”dedi

 “Ankara ‘da Oturup Plan Çizdiler” 

 TOKİ uygulamaları ile ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan başkan Gül, “Biz vatandaşlara azap yaşatmayın dedik. Ancak belediye imarı dikkate alınmadan, çekme payları önemsenmeden kendi kafalarına göre Ankara ‘da oturup plan çizdiler.  Bugün bu görüntünün ortaya çıkmasına sebep oldular.  Bina girişlerini vatandaşların arsalarında vermişler.  Vatandaşın arsasına tecavüz etmişler. Üstüne arsasına tecavüz ettikleri vatandaşa söz hakkı bile vermemişler.  Tavuk kümesi kadar dükkanlar yapmışlar.  Bugün yaşanan bu sıkıntılarda hepimizin suçu var.  Milletvekillerinin suçu var.  Bu yapılar yapılmadan gazetecilerimiz,  yaşanacakları dile getirdiğinde harekete geçmemiz gerekiyordu.  Şimdi her şey bittikten sonra sesimizi çıkartmaya başladık.  Şuanda insanlar evlerini ve iş yerlerini ne zaman alacağını bilmiyor. Ne kadar bedel ödeneceği ve arsalara ne kadar değer biçildiği bilinmiyor.  Şuanda kuralar çekilmiş olmasına rağmen vatandaşlar anahtarlarını alamadılar.  Böyle bir saçmalık olabilir mi?  Bakanımız 8 bin daire teslim ettiğini söylüyor.  Ancak teslim edilen gerçek daire sayısı 3 bindir.   Buradaki TOKİ Yetkilileri bakanı yanlış bilgilendiriyor. O da bu yanlış bilgileri alıp cumhurbaşkanına iletiyor. Cumhurbaşkanı en az üç çocuk diyor ancak bunların yaptığı evlerde bırakın üç çocuğu tek çocuğu olan bile yaşayamaz. Maalesef biz Elazığ olarak haklarımızı savunamadık.  Ortak bir akıl oluşturamadık. Hiç kimse bira raya gelmedi.  Mustafapaşa’ da ki TOKİ tarafından yapılan konutlarda tabut bile geçmiyor.  Böyle bir saçma yapı olabilir mi? Şehir merkezinde binlerce bina yıkıldı. Şuanda bu binaların yerinde ev yapılamıyor. Bu insanlar ne yapacak? Şehir merkezi resmen bitirildi.  İnşallah belediye başkanımızı yeni bir imar plan tadilatıyla bu vatandaşlarımızın önünü açar. “diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

“Bu İnsanlar Yaklaşık 2 Yıldır Evlerine Ekmek Götüremiyorlar” 

Elazığ Bakkallar ve Tekel Bayileri Odası Başkanı Cebrail Top ise yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi,  “  Sorunları yerinde görmek için mahallelerimize geldik.   Biz depremde zarar gören esnaflarımıza kredi kullandırdık.  Bu kredileri kullanan ancak henüz dükkanı olmayan esnaflarımızın vergi sorumlulukları devam ediyor.  Biz bu nedenle kredilerin ertelenmesini istedik.  Çekmiş oldukları kredileri halen ödüyorlar. Biz bu kredilerin ertelenmesini istiyoruz.  Esnaflar şuanda mağdur. Çektikleri krediler faizli hale geldi.  Halen belirsizlik devam ediyor.  Dükkanların ne zaman teslim edileceği belli değil.  Bu sorunla ilgili ciddi çözümler bulunması lazım.  Bu vatandaşlarımız bir an evvel işlerine dönmeleri lazım.  Bu insanlar yaklaşık 2 yıldır evlerine ekmek götüremiyorlar.  Binlerce esnaf mağdur”

“AKP Milletvekilleri Ve Elazığ Valisi Sınıfta Kalmıştır” 

Rüstempaşa Mahallesi esnaflarından Erbil Özdemir ise yaptığı açıklamada şunları söyledi;  “1997 yılından beri  Rüstempaşa Mahallesi’nde esnaflık yapıyordum.  1984 yılından bu yana kadar da Mustafapaşa  Mahallesi’ nde oturuyordum. Benim depremde hem evim hem dükkanım yıkıldı.  Biz tam 15 aydır mağduruz. 200 günde bitirileceği söylenen inşaatların üstünden 330 gün geçti bitirilemedi.  Bize 905 lira para veriyor. 905 lira ile gelsin kendileri geçinsin. Ben hepsinin alnından öpeceğim.  Deprem sürecinde AKP Milletvekilleri ve Elazığ Valisi sınıfta kalmıştır.  Bizim canımız yandığı için meydandayız. Eğer kendilerin de zoruna gidiyorsa gelsinler vatandaşın yanında olsunlar.  Bize kimse sahip çıkmıyor.  Valimiz ne iş yapıyor? Dükkan açılışlarında kurdele kesmeyle valilik ve belediye başkanlığı olmuyor.  Gelsinler bize sahip çıksınlar.”

“Benim Evimi Sağlam Olduğu Halde Projeye Uymadığını Söyleyerek Yıktılar”

Depremzede Nevin Hanım ise, evinin sağlam olduğu halde yıkıldığını kaydederek şu değerlendirmelerde bulundu, “İrtibat bürolarında bize çözüme yönelik hiçbir şey söylenmiyor.  Biz nereye başvuralım?  Yardımcı olsunlar hiçbir sorunumuza çözüm bulamıyoruz.  Evlerimizin ödemleri belli değil. Evlerimizin ödemesinin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne yapılacağı söyleniyor.  Arkadaşım daha uygun koşullarla AFAD’a ödeme yaparken ben neden Çevre ve Şehircilik Kurumu’na ödeme yapıyorum.  Benim evimi sağlam olduğu halde projeye uymadığını söyleyerek yıktılar.  Bu mağduriyetimiz çözülsün. Hiçbir yetkili sesimizi duymuyor.  Her yerdeki binalar teslim edildi. Ancak 1,5 yıldır Mustafapaşa Mahallesi’nde bir tane bile konut neden teslim edilmiyor? “

“Ne Yapacağımızı Bilmiyoruz?” 

 Rüstempaşa Mahallesi Muhtarı  Yusuf Gül ise yaptığı değerlendirmede,  “ Öncelikle  bugün ki basın açıklamasının düzenlenmesini sağlayan Bakkallar ve Tekel Bayiler Odası Başkanı Cebrail Top’a teşekkür ediyorum.  Görüldüğü üzere esnaflar ve ev sahipleri mağdurdur.  Ne yapacağımızı bilmiyoruz?   Mahallemizde temeli daha yeni atılan yerler var.  Bu binalar ne zaman bitecek? Vatandaşlar mağdur. Ne kadar ödeme yapacaklarını bilmiyorlar.  Yetkililer bu mağduriyete çözüm bulsunlar. Aralık ayında meydana gelen deprem sonrasında orta hasarlı bina sayımızda ciddi bir artış oldu.  Bu binalarda oturan insanlarımız mağdur edilmesin.  Vatandaşlar zor durumda…  Belediyenin düzenlediği imar dolayısıyla yıkılan binaların yerine ev yapılamıyor. “ dedi

“Hiç Kimseye Sesimizi Duyuramadık”

Mustafa Paşa Mahallesi Muhtarı Yusuf Çakmak ise yaptığı değerlendirmede TOKİ tarafından yapılan binaların fiziksel durumuna dikkat çekti. Çakmak,  “  1,5 senedir yaşananları söylemekten dilimiz kurudu.  Ancak hiç kimseye sesimizi duyuramadık. TOKİ inşaat alanını çevirdi.  Hiç kimse içeriye girip de ne yapıldığını göremedi. Ben bunu bakan beye söylediğim gibi size de söylüyorum;  Yaptıkları evlerin koridorları hastane ve cezaevi koridoru gibi…   Kapıları karşı karşıya bıraktılar.  Afedersiniz koridordan girdiğinizde,  benimle aynı anda evine girmek isteyen bir vatandaşımızla vücutlarımız birbirine değecek.  Böyle bir mimari olamaz.  Çalışmalar sırasında işçi inşaatın 6. Katından toprağı döküyor. Bu toprak nereye gidiyor diye bakmıyor.  Aşağıda insan mı hayvan mı yaşıyor? Önemsenmiyor. Sözümüzü kimseye geçiremedik. 160 metrekare evi olan adama 80 metrekare ev verecek.  Mustafapaşa Mahallesi’ni göçe mahkum ettiler.  Adamın 100 metre kare olan dükkanını 40 metreye düşürdüler.    Verdikleri konutların birini 12 yılda diğeri ise 20 yılda ödeyeceksin diyorlar. Böyle bir adaletsizlik olmaz.  Maalesef TOKİ kendi başına bir devlet… Kimse söz geçiremiyor.  Yapayalnız kaldık. Kimse yanımızda olmadı.  TOKİ’ den bir yetkili gelip de açıklama yapmadı. Çünkü işlerine gelmiyor. Vatandaşlar perişan halde… Kimi evlerde üç aile birlikte kalıyor.  Cumhurbaşkanımız Elazığ’a geldiğinde keşke Mustafapaşa Mahallesi’nin durumunu kendi gözleriyle görseydi.  Deprem mağduru olan mahallelerin muhtarlarını cumhurbaşkanı ile görüştürmediler. Havadan dolaştırıp gönderdiler. Ne olacağını artık bilmiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Vatandaşlarımıza Haksızlık Yapıldı”

CHP Elazığ eski İl başkanı Zeki Kaplan ise yaptığı değerlendirmede vatandaşlara haksızlık yapıldığını dile getirdi. Kaplan, “ Vatandaşlarımız 24 Ocak Depremi ve ardından başlayan pandemi süreci nedeniyle çok ciddi mağduriyet yaşıyorlar. Vatandaşlarımızın deprem nedeniyle yaşadığı sorunların şimdiye kadar çözülmesi gerekiyordu. Siyasetçiler masa başlarında vatandaşlarımızı oylarcasına sorunları çözdüklerini ifade ettiler. Vatandaşlarımızı da buna inandırdılar.  Başta Elazığ Valiliği olmak üzere belediye ve TOKİ denen kurumun vatandaşları mağdur etmesine bir anlam veremiyoruz. Vatandaşlarımıza haksızlık yapıldı. Vatandaşlarımızın bir kısmına2+1 evler bir kısmına ise 3+1 evler verildi. 1. Bodrum, 2.bodrum denen ucube bir bina yapısıyla vatandaşlarımız mağdur edildi. Esnaflarımızın 100 metre kare olan dükkanları 40 metreye,20 metrekareye düşürüldü. Bu esnaflarımız mağdur edildi. İmar planında uygulanan çekme mesafeleri nedeniyle yıkılan binalar yapılamaz oldu. Elazığ sahipsizdir denildiğinde birilerinin zoruna gidiyor.  Bir kez daha söylüyoruz; Elazığ sahipsizdir. Ancak bundan böyle Elazığ’ın sahibi biz vatandaşlarız. İnşallah bu sözlerimiz yetkili kurumlara ulaşır ve vatandaşlarımızın bu mağduriyeti son bulur.  “ dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol