banner30
Öne Çıkanlar Gözetim Tetkiki Tamamlandı AFAD Kura Tarihini Açıkladı Teslim Olan Örgüt Mensubu Sayısı 176ya Yükseldi Başarılı Öğrenciler Ödüllendirildi MHP SAHAYA İNDİ

Bu haber kez okundu.

’PEYGAMBERİMİZ VE VEFA TOPLUMU’’ KONULU KONFERANS YAPILDI

Bu çerçevede Mevlid-i Nebi haftası kapsamında “Peygamberimiz ve Vefa” konulu program düzenlendi.

Edibe Can Müftülük Sitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Peygamberimiz ve Vefa”  konulu konferansa Elazığ Valisi Dr. Ömer Toraman, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Karişit, Orman Bölge Müdürü Muhammed Salih Çetiner, Fırat Üniversitesi  İlahiyat Fakültesi Dekanı Veysel Özdemir, Kurum Müdürleri, Sivil Toplum Kuruluşları, Din Görevlileri ve çok sayıda Vatandaş katıldı.

Program İstiklal Marşı’nın okunmasının akabinde İl Müftü Yardımcısı Özer Cömert’in Kur’an Tilavetinin ardından Diyanet İşleri Başkalığımız tarafından hazırlanan Mevlid-i Nebi haftası münasebetiyle hazırlanan “Peygamberimiz ve Vefa” konulu sinevizyon gösterimi,  İzzetpaşa Cami müezzin kayyımları Cabir Karataş Yusuf Türk Harput Salası okumasıyla  devam etti.

Programın açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü Selami AYDIN:

Sizleri sevgi saygı ve hürmetle selamlıyorum. Allah’ın rahmeti, mağfireti üzerimize olsun. Mevlid-i nebi haftamız hayırlara vesile olsun.

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) efendimiz, alemlere rahmet olarak gönderildi.

Aziz bir milletin evlatları olarak bizler; Hz. Peygamberin kutlu yoluna meftun olan bir milletiz, bu vatanın evlatları olarak en çok ona hürmet eder, onu hasretle özleriz. Sözlerin en güzeli ile en çok onu anarız. Şiirlerin en güzelini onun için yazar, onu için okuruz.

Dualarımız Allah’a Hamdu senadan sonra ( Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed) diyerek yine onun adı ile başlarız. El emeği göz nuru olan en kıymetli ilim ve sanat eserlerimizi ona ithaf ederiz. Çiçeklerden en çok gülü sevmemiz rengi ile, kokusu ile güzelliği ile onu hatırlattığı içindir.

Bu vesile ile haftamızın hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyor Teşriflerinizden dolayı, Başta Sayın Valim olmak üzere sizlere saygı ve hürmetlerimi arz ediyorum.

 Programa konuşmacı olarak katılan, İstanbul Medeniyet Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı Konferanslarında:

Bu gece Vefa üzerinden Efendimiz(sav)i anacağımız, yad edeceğimiz bu gecede aranızda bulunmaktan çok büyük bir bahtiyarlık, mutluluk duyduğumu evvela arz etmek istiyorum.

Vefa deyince hepinizin aklın da farklı farklı manalar çağrıştırıyor olabilir. Mesela Türkçemizde vefa daha ziyade kendisine yıllarca iyilikte bulunduğunuz insanlardan görülen nankörlüğün adıdır. Vefasız adam deriz. Vefalı insan deriz. Vefalı insan dediğimiz de biz benim kendisine bu ana kadar yaptığım şeylere verdiği karşılık beklentim doğrultusun da oldu bana nankörlükte bulunmadı demektir. Vefasız insan ise beklediğim hak şinaslığı kendisinden görmediğim kişi demektir. Ama vefa bizim Türkçemizde daha dar anlamda kullanıldığının çok ötesinde az önce ifade ettiğim dinimizin inanç, ibadet ve ahlak alanlarının tamamını ahlaki alanı bütünüyle kuşatan ve hangi ahlaki değeri kaldırsanız belki de altından bize bakan değerdir.

Dolayısıyla ben müsaadenizle basit bir tanımlama yaparak başlamak istiyorum. Bu tanımlamada hayata bakışını Kur’an-a bakışını çok ama çok önemsediğim çağımızın ünlü müfessirleerinden İbn-i Aşur’dan aldığım bir tanımla bunu paylaşmak istiyorum. İbn-i Aşur Vefayı şöyle tanımlıyor. “Bir insanın yerine getirmesi gereken hususları bütünüyle hiçbir eksiklik olmadan hiçbir noksanlık ve fazlalık taşımadan bir hakkın yerine getirilmesinin adıdır ” diyor Yani benim üzerimde kime karşı olduğu önemli değil üzerim de yerine getirmem gereken, eda etmem gereken ne kadar görev varsa, ne kadar ödev varsa, ne kadar sorumluluk varsa bunların tamamını eksiksiz bir biçimde kime karşı sergilemem gerekiyorsa yerine getirmemin adıdır vefa, İbn-i Aşur.Bu tanım açısından baktığımız zaman bizim kimle irtibatımız varsa nereyle irtibatımız varsa hangi mercide hangi makamla irtibatımız varsa bizim dışımızda hangi türden canlı cansız ne kadar öteki varsa, başkası varsa, mahluk varsa hepsine karşı ödev ve sorumluluklarımızı eksiksiz bir şekilde yerine getirmenin adı vefa olmuş oluyor ki İbn-i Aşur’dan bu tanımı almamın sebebi, İbn-i Aşur bunu Kur’an-ı Kerim’de vefa kavramını izah ederken dillendiriyor. Gerçekten Kur’an-ı Kerim açısından baktığımız zaman vefayı bundan daha güzel tanımlayamayız dedi.

İnşallah vefayı konuşarak, paylaşarak önce kendi hayatımız dan vefasızlık namına gerek Allah’la irtibatımız Cenab-ı Hakk’a karşı kulluk vazifelerimiz noktasında gerekse bizim hayatımızı kuşatan yakınlarımızdan uzaktaki insanlara varana kadar bu kâinatı beraber paylaştığımız, aynı havayı teneffüs ettiğimiz insanlara varana kadar hatta bununötesin de sadece beşer temelinde değil bütün mevcudat temelinde cümle mahlukata karşı yerine getirmemiz gereken ödev ve sorumluluklar noktasında vefayı kuşanarak bu az bulunan bir şey olarak edebiyatta da ifade edilen bu vefayı daha yaygın hale getirelim, bu noktada başvuracağımız bir kaynağımız var Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) onu bütün boyutlarıyla öğreneceğimiz bir kaynak o kaynakla irtibatımızı bu vesile ile kuvvetlendirmiş olalım. Hakkınız helal edin. Allah’a emanet olun dedi.

Mevlidi nebi haftası anısına Valimiz Dr. Ömer Toraman tarafından Ay yıldızlı tablo çiçek verildi, İl müftümüz Selami Aydın’da valimiz Dr Ömer Toramana Ay yıldızlı bayrak (Fligrafi) taktim ettikten sonra program sona erdi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol