Şırnak’ta 2026 yılının ilk 8 ayında 3 bin 284 doğrudan temin işlemi yapılırken, 58 ihale 21/f ve 23 ihale ise 21/b pazarlık usulüyle gerçekleştirildi. Yerel basın, kamu alımlarının mevzuata uygunluğu, rekabet koşulları ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı konusunda yetkili kurumlara “inceleme başlatın” çağrısı yaptı.
Şırnak’ta kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen mal ve hizmet alımlarına ilişkin 2026 yılının ilk 8 ayına ait veriler, yerel basının dikkatini çekti.
Şırnaklı gazeteciler tarafından açıklanan verilere göre, 2026 yılının ilk 8 aylık döneminde kent genelinde toplam 3 bin 284 doğrudan temin işlemi gerçekleştirildi. Ayrıca aynı dönemde 58 ihale 21/f maddesi, 23 ihale ise 21/b maddesi kapsamında pazarlık usulüyle yürütüldü.
Yerel basın temsilcileri, söz konusu alımların mevzuata uygunluğu, doğrudan temin ve pazarlık usullerinin hangi gerekçelerle tercih edildiği, rekabetin yeterince sağlanıp sağlanmadığı ve kamu kaynaklarının etkin kullanılıp kullanılmadığının yetkili mercilerce incelenmesini istedi.
8 ayda 3 bin 284 doğrudan temin
Açıklanan verilere göre, Şırnak’ta 2026 yılının ilk 8 ayında gerçekleştirilen doğrudan temin işlemlerinin aylara göre dağılımı şöyle
- Ocak: 32
- Şubat: 384
- Mart: 497
- Nisan: 531
- Mayıs: 441
- Haziran: 617
- Temmuz: 530
- 1-24 Ağustos: 252
Bu rakamlarla birlikte, 1 Ocak-24 Ağustos 2026 tarihleri arasında kent genelindeki toplam doğrudan temin sayısı 3 bin 284’e ulaştı.
81 ihale pazarlık usulüyle gerçekleştirildi
Aynı dönemde gerçekleştirilen bazı kamu alımlarında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun pazarlık usulüne ilişkin hükümleri de uygulandı.
Verilere göre;
- 58 ihale, 21/f maddesi kapsamında
- 23 ihale ise 21/b maddesi kapsamında gerçekleştirildi.
Böylece toplam 81 ihale, pazarlık usulüyle yürütüldü.
2026’da savaş mı vardı da 21/b kullanıldı?
Özellikle 21/b maddesi kapsamında yapılan 23 ihale, gazetecilerin dikkat çektiği konuların başında geldi.
Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi; doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve önceden öngörülemeyen olaylar nedeniyle ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda pazarlık usulüne başvurulmasına imkân tanıyor.
Şırnaklı gazeteciler, 2026 yılında gerçekleştirilen 21/b kapsamındaki alımlara dikkat çekerek, “Bu 23 ihalenin hangi olağanüstü, ani ve öngörülemeyen gerekçelerle yapıldığı kamuoyuna açıklanmalıdır. 2026 yılında savaş mı vardı da bizim mi haberimiz olmadı?” sorusunu gündeme taşıdı.
Gazeteciler, 21/b maddesinin hangi kamu kurumları tarafından, hangi işlerde ve hangi gerekçelerle kullanıldığının şeffaf biçimde açıklanmasını talep etti.
“Mevzuat devre dışı mı bırakılıyor?”
Yerel basın temsilcileri, özellikle doğrudan temin sayısının ulaştığı rakam nedeniyle kamu alımlarında daha geniş kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini savundu.
Gazeteciler, doğrudan temin yönteminin kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde uygulanması gerektiğini belirterek, normal şartlarda açık ihale usulüyle yapılması gereken bazı büyük çaplı işlerin yasal limitlerin altında kalacak şekilde bölünüp bölünmediğinin araştırılmasını istedi.
Yapılacak incelemelerde;
- Aynı nitelikteki işlerin parçalara ayrılıp ayrılmadığı,
- Doğrudan temin yönteminin kanunda belirtilen şartlara uygun kullanılıp kullanılmadığı,
- Pazarlık usulü ihalelerin gerekçelerinin mevzuata uygun olup olmadığı,
- Yeterli rekabet ortamının sağlanıp sağlanmadığı,
- Kamu kaynaklarının uygun ve ekonomik şekilde kullanılıp kullanılmadığı gibi konuların ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Gazeteciler, kamu alımlarında “daha fazla rekabet, daha doğru fiyat, daha fazla şeffaflık ve daha güçlü kamu yararı” ilkesinin esas alınması gerektiğini ifade etti.
Resmi ilan gelirleri düştü, yerel basın zorda
Doğrudan temin ve ilan yapılmadan gerçekleştirilen pazarlık usulü ihalelerin yaygınlaşmasının, yalnızca kamu alımlarındaki şeffaflık tartışmalarını değil, yerel basının ekonomik geleceğini de etkilediği belirtildi.
Basın İlan Kurumu aracılığıyla yayımlanan resmi ihale ilanlarının azalmasının, zaten ekonomik zorluklarla mücadele eden yerel gazetelerin gelirlerini ciddi şekilde etkilediği ifade edildi.
Yerel basın temsilcileri, kamu kurumlarının ilan gerektiren alımlarda açık ve şeffaf yöntemleri tercih etmesinin hem vatandaşların bilgi alma hakkı hem de yerel medyanın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Gazeteciler, “İhalelerin şeffaf biçimde ilan edilmesi, halkın hangi işin kim tarafından, hangi bedelle ve hangi şartlarla yapıldığını öğrenmesini sağlar. Yerel basının ekonomik olarak ayakta kalması da kamuoyunun haber alma hakkı açısından hayati önem taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklara çağrı
Şırnaklı gazeteciler, kamu alımlarına ilişkin iddiaların incelenmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Basın İlan Kurumu nezdinde bilgilendirme ve şikâyet süreçlerini başlattıklarını duyurdu.
Yerel basın temsilcileri, yetkili kurumları Şırnak’taki kamu alımlarını ayrıntılı şekilde incelemeye çağırarak, doğrudan temin ve pazarlık usulü kapsamında gerçekleştirilen işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olup olmadığının ortaya çıkarılmasını istedi.
Gazeteciler, sürecin siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirterek, talebin yalnızca kamu kaynaklarının korunması, şeffaflığın sağlanması ve halkın bilgi alma hakkının güvence altına alınmasına yönelik olduğunu vurguladı.
“Ekmeğimize göz dikenlere hakkımızı helal etmiyoruz”
Şırnaklı gazeteciler, yayımladıkları ortak açıklamayı şu sözlerle tamamladı:
“Kamu kaynaklarının hangi yöntemlerle ve hangi gerekçelerle kullanıldığını bilmek halkın en doğal hakkıdır. Ekmeğimize göz dikenlere hakkımızı helal etmiyoruz. Kamu kaynaklarının ve halkın hakkının takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
Yerel basın temsilcileri, yetkili kurumlar tarafından yapılacak incelemenin sonucunun da şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.