GENÇLİĞİN GİDİŞATI: MERHAMETTEN VAHŞETE SAVRULAN NESLİN HESABI

Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları bir “asayiş olayı” değildir. Bu, bir neslin iç dünyasının iflasıdır.

Bu, kalbi boşaltılmış, aklı kirletilmiş, yönü kaybettirilmiş gençliğin dışa vurumudur.

Kimse meseleyi birkaç “psikolojik sorunlu genç” diyerek geçiştirmesin.

Bu, sistematik bir çöküştür.
Bugün karşımızda duran gençlik; neyi sevmesi gerektiğini bilmeyen, neye öfke duyması gerektiğini karıştıran, hayatın anlamını TikTok videolarında arayan bir nesildir.

Çünkü o gençliğe hayatın amacı öğretilmedi. Ona sadece “başarılı ol” dendi, ama “niçin yaşadığını bil” denmedi

Acizane bir kardeşimiz olarak bunu bir kaç başlık ile ele alarak durum degerlendirmesi yapayım.

1. SORUNUN KÖKÜ: KALPSİZ EĞİTİM, HEDEFSİZ NESİL

Bugünkü eğitim sistemi; bilgiyi öğretiyor ama hikmeti öğretmiyor. Matematik var, fizik var, ama ahlak yok, hesap bilinci yok, Allah korkusu yok.
Rabbimiz Kur'an-ı Kerimde açık konuşur:

“Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.” (Ra’d 28)

Kalbi Allah’tan koparılmış bir gençten huzur beklemek, yangına benzin döküp serinlik ummak gibidir.
Okullarda disiplin var ama edep yok.
Bilgi var ama irfan yok.
Özgüven var ama sorumluluk yok.
Sonuç?
Kendini ilah zanneden, sınır tanımayan, öfkesini kutsayan bir gençlik.


2. AİLENİN ÇÖKÜŞÜ: EV VAR AMA TERBİYE YOK

Ebeveynler çocuk büyütmüyor, sadece beden yetiştiriyor.
Telefon veriliyor, tablet veriliyor, ama değer verilmiyor.

Efendimiz ALLAH RESULU Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.”

Bugün babalar para kazandırmayı başarı sayıyor, anneler çocuğun karnını doyurmayı yeterli görüyor. Ama kimse çocuğun kalbini doyurmuyor.

Evde şu yok:
Helal-haram bilinci
Sınır koyma iradesi
Rol model ebeveynlik
Ama şu çok:
Kontrolsüz özgürlük
Dijital bağımlılık
İlgisizlik
Sonra genç sokakta patlıyor. Çünkü evde inşa edilmeyen karakter, dışarıda dağılır.


3. DEVLETİN SORUMLULUĞU: SADECE GÜVENLİK DEĞİL, İNŞA
Devlet sadece kamera koyarak, güvenlik görevlisi artırarak bu işi çözemez. Bu olaylar sonuçtur, sebep değil.
Devletin asli görevi:
Nesli korumak ve inşa etmektir
Eğitimi sadece akademik değil, ahlaki temelde yeniden kurmaktır
Medya ve dijital içerikleri denetlemektir
Bugün genç:
Şiddeti oyunlarda öğreniyor
Ahlaksızlığı dizilerde normalleştiriyor
İsyanı özgürlük sanıyor
Buna göz yuman bir sistem, suça ortaktır.

4. NEREDEN BAŞLAMALI? NET VE ACIMASIZ GERÇEKLER

Bu iş pansumanla çözülmez. Kökten müdahale gerekir.

A. Eğitimde devrim:
Müfredatın merkezine ahlak ve akide konulmalı
Okul sadece bilgi değil, şahsiyet üretmeli

B. Aile eğitimi zorunlu olmalı:
Anne-baba olmak ehliyet gerektirmeli
“Doğurdum bitti” anlayışı yıkılmalı

C. Dijital alan kontrol altına alınmalı:
Şiddet ve ahlaksızlık içeren içerikler filtrelenmeli
Gençliğin zihni çöplük olmaktan kurtarılmalı

D. Cami ve toplum yeniden aktif olmalı:
Cami sadece cenaze mekanı olmaktan çıkmalı
Gençliğin merkezi haline gelmeli

5. SON SÖZ: YA İNŞA EDECEĞİZ YA İMHA EDİŞİMİZİ İZLEYECEĞİZ

Bugün yaşananlar bir uyarıdır. Eğer bu uyarı ciddiye alınmazsa yarın daha büyüğü gelecek.

Kur'an-ı Kerim şöyle der:
“Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.” (Ra’d 11)

Bu iş:
Sadece devletin değil
Sadece ailenin değil
Hepimizin meselesidir
Ama herkes şunu bilsin:
Kalbi boş bırakılan genç, şeytan tarafından doldurulur.
Değer verilmeyen nesil, değersizliğe mahkûm olur.
Ya bu nesli iman, ahlak ve bilinçle ayağa kaldıracağız…
Ya da daha çok Urfa, daha çok Maraş, daha çok vahşet konuşacağız.
Tercih bizim....

Selam ve dua ile.