Öne Çıkanlar elazığhaber23 elazığdanhhaberler elazığyerelhaber elazığsonhaber elazığhaberleri

Bu haber kez okundu.

İLK AYAK; TARIM

Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban, HAZARSAM tarafından hazırlanan 'Elazığ'ın Kurtuluş Planı' isimli raporunun tarım ve hayvancılık sektörü ile ilgili bölümü hakkında açıklama yaptı.

Tarım ve hayvancılıktaki verimliliğin en üst düzeye çıkarılabilmesi için hazırladıkları projeleri aktaranProf.Dr. Bilal Çoban,Elazığ’da tarım ve hayvancılık alanında öncelikli olarak hayata geçirilmesi gereken projeler hakkında bilgiler verdi. 

YETERİ KADAR SULANABİLİR TARIM ALANLARIMIZ YOK

 “2023 Türkiye, 2034 Elazığ” sloganıyla başlatmış olduğu Elazığ Kurtuluş Planının ilk maddesini tarım ve hayvancılık olarak açıklayan, Prof. Dr. Bilal Çoban, Elazığ'ın su kaynakları ile çevrili olmasına rağmen yeteri kadar sulanabilir tarım alanları olmamasına dikkat çekti.

SULANABİLİR TARIM ALANLARI 568.000 DEKAR

Çoban; “Elazığ ili, büyük ovaları 650 ile 1700 rakım aralığında tarımsal faaliyetlere konu olan 1.867.000 dekar tarım arazisi varlığı, 2.689.000 dekar mera alanları ve etrafı su kaynakları ile çevrili tarım ve hayvancılık kentidir. İlimizin etrafı su kaynakları ile çevrili olmasına rağmen sulanabilir tarım alanları 568.000 dekardır."dedi.

MEYVECİLİK İLE İLGİLİ BAĞCILIK ÖNEMLİ BİR SEKTÖR

Türkiye ortalamasına göre tarımsal üretim içerisinde, Elazığ'ın düşük seviyelerde olduğunu ifade eden Prof.Dr. Bilal Çoban, İlde tarımsal üretim yapan 39 bin çiftçimizin olduğunu hatırlattı. 2020 yılı verilerine göre ağırlıklı tarla ürünlerinden buğdayın 133.533 ton, arpanın 131.883 ton ve şeker pancarının ise 180.184 ton üretimle öne çıkan ürünler olduğunu kaydeden Çoban açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü.

Meyvecilik ile ilgili bağcılık önemli bir sektör olup üzüm üretimi 94.463 ton, kayısı 50.786 ton ve dut ülkemizde en fazla plantasyona sahip il konumunda olup 5.579 ton, sebzecilikte domates 78.840 ton, karpuz 20.102 ton ve kavun 17.620 ton üretim yetiştiricilikte öne çıkan ürünlerdir.”

BİTKİSEL ÜRETİM PAYI DÜŞÜK SEVİYEDEDİR

Geçmişe oranla tarımsal üretimden elde edilen ürün bazlı çıktılar miktar bağlamında çoğalmış gibi görünse de; ilin Türkiye’deki toplam bitkisel üretim içerisindeki payının düşük seviyede olduğuna vurgu yapan Bilal Çoban;"2021 Elâzığ Tarımsal Yatırım Strateji Belgesi’nde, Türkiye’deki tarımsal üretim içerisindeki payımız tüm alanlarda (tahıl, şekerpancarı, meyve, sebze vb.) yüzde 1’in dahi altındadır.”Dedi.

MERALARIN ETKİN ŞEKİLDE KULLANILMASI

Prof.Dr. Çoban, Elazığ'ın coğrafi yapısının hayvancılık için önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyerek, Hayvansal üretimde en büyük girdi maliyetlerinin yem giderlerinden oluştuğunun ve bu nedenle meraların etkin şekilde kullanılmasının büyük önem arz ettiğinin altını çizdi.

MERALARININ DOĞAL YAPISI BOZULMUŞ

Meralarının büyük bir kısmının zayıf ve orta sınıf meralardan oluştuğunu söyleyen Prof.Dr. Çoban, meralar konusunda yaşanan sıkıntılara da değinerek; “İldeki meralar meyilli, engebeli ve taban suyu derinde olan kıraç araziler olmakla birlikte uzun yıllar boyunca aşırı otlatılmaya maruz bırakılmış ve doğal yapısı bozulmuştur. Sonuç olarak il meralarının büyük bir kısmını zayıf ve orta sınıf meralar oluşturmaktadır. İldeki hayvancılığın mevcut durumunun belirlenmesi, sorunlarının ele alınması ve çözüm önerilerinin ortaya konulması hayvancılık sektörünün daha iyi anlaşılması açısından önem taşımaktadır” dedi.

MERALAR HAYVANCILIKTA ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL

Elazığ'da çayır ve mera alanlarının geliştirilebilir olduğunu ifade eden Prof.Dr. Bilal Çoban;Şehrimizde ekonomik olarak sulanabilir alanların artırılması, bitkisel üretim açısından hem çeşitlilik hem de miktar bağlamında önemli gelişmelerin yaşanmasına ortam sağlayacaktır diyerek şunları kaydetti:

“Örneğin mevcut durum açısından düşünüldüğünde ilimizde 2021 yılı itibariyle sulanabilir tarım arazilerinin yalnızca yüzde 36 gibi bir kısmını su ile buluşturabilmiştir.  Özellikle sulama projelerinin aktif bir şekilde hayata geçirilmesi mümkün olduğunda, sulak alanların artmasına paralel olarak kaba yem ihtiyacının önemli bir kısmının bu alanlardan sağlanabilmesini mümkün kılacaktır. Dolayısıyla ilimizde potansiyel çayır ve mera alanlarının varlığı ve geliştirilebilir olduğu düşünüldüğünde, hayvancılığı destekleyecek önemli bir potansiyelin mevcudiyetinden söz edilecektir."

KANATLI HAYVAN SEKTÖRÜNE ÖNEM VERİLMELİ

Kanatlı hayvancılık sektöründe yatırımların Elazığ'ın menfaatine olacağını da dile getiren Prof. Dr. Bilal Çoban’ın Tarım ve Hayvancılığın gelişmesi ile ilgili projelerini şu ifadelerle sürdürdü. “Kanatlı hayvan varlığı ve mevcut işletmelerin bu alanda en modern üretimi yapabilecek kapasitede olması, bu alana ilişkin geçmiş yıllarda önemli yatırımların olması şehrimizin menfaatinedir. Şu an ilgi ve alaka gösterilmesi gereken birincil öncelikli alan kanatlı sektöründe ilimizin sahip olduğu potansiyelin aktif hale getirilmesidir.”

YÖREYE HAS BİTKİSEL ÜRETİMLER

Ayrıca Elazığ’ da yetiştirilen bitkisel üretimlerin (üzüm, kayısı, badem, boya bitkileri (endemik Hazar çiviti, muhabbet çiçeği, rubia sp. Kök boya) yöreye has tür ve çeşitler olması, geniş doğal yetişme alanlarının bulunmasının avantajlı olduğu bilinmelidir.

SERTİFİKALI ÜRETİMLER YAYGINLAŞTIRILMAsI

İlimizin Doğu ve Batı arasındaki transit geçiş güzergahları üzerinde bulunması ve gelişmiş ulaşım ağlarına (hava yolu, karayolu, demir yolu,) sahip olması itibariyle, ülkenin toplam ihracat kapasitesini artıracak Ortadoğu pazarı üzerinde hakimiyet kurma bağlamında bir fırsat merkezi olarak önemli roller üstlenebilir.

TARIMA DAYALI SANAYİ İŞLETMELERİNİN YETERSİZLİĞİ

Tarım ve tarıma dayalı sanayi işletmelerinin sayısı bakımından ilimiz hala yeterli gelişme düzeyine ulaşmamış olmakla birlikte özellikle su ürünleri işleme, katı ve sıvı yağ bitkisel üretimi, fermente ve salamura ürün üretimi, nişasta ve nişasta mamulleri üretimi, bisküvi, çikolata, kakaolu ürünler üretimi, makarna ve irmik üretimi, hazır çorba ve bulyon, puding, tozkarışımlar, mayonez, sos vb. üretimi gibi alanlar girişimciler için birer fırsat alanı olarak kendisini göstermektedir.

SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİNİN SAHİP OLDUĞU POTANSİYEL

Bu alandaki yatırımların gerek ilimiz gerekse yatırımcılar açısından birçok potansiyeli barındırdığı açıktır.

TIBBİ AROMATİK BİTKİLERİN PAZAR AÇIĞI

Tıbbi Aromatik Bitkilerin yüzde 75’lik pazar açığı olmasının sektör için önemli bir fırsat olduğu unutulmamalıdır. İlimizde potansiyel taze meyve ve sebzelerin kurutulmasıyla mevcut yeterli kalitede olmayan ürünlerin kurutma ve paketlenmesiyle katma değer katılarak değerlendirilmesi, tarıma dayalı sanayinin (meyve sebze kurutma, işleme, meyve suyu, pekmez, pestil, vb.) gelişmesi ile tarımsal gelirin artırılması ve üreticilerin gelirlerinin yükseltilmesi.

SERTİFİKALI ÜRETİMLERİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI,

Organik ve doğal ürünlere eğilimin çok arttığı günümüzde ilimizde kirlilik problemi olmayan arazilerde değer katacak sertifikalı üretimlerinin yaygınlaştırılması, tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sektörün gelişmesi amacıyla tesis kurulumu, yem bitkileri ekiliş desteği, sulama sistemleri gibi konularda verilen hibeler, doğal mera alanlarında bitki çeşitliliğinin fazla olması, tıbbi ve aromatik bitkilerden arıcılık için faydalanılması, artan tarımsal üretim girdilerine alternatif ve ucuz olan hayvansal atıkların (gübre gibi) tarımsal üretimde kullanılması. Fırsata çevrilmesi gereken önemli hususlardır.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ VE SANAYİSİ

Hayvancılık organize sanayi bölgesinin cazip hale getirilmesi elzemdir. Gerekli alt yapının kurulması, kolaylaştırıcı ve teşvik etmesi adına; yeni teşvik düzenlenmesinde; tarım hayvancılık – süt ve süt ürünleri üretimi ve sanayisi desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. Hayvancılık organize sanayi bölgesi revize edilerek bu konudaki eksiklikleri giderilmeli ve cazip hale getirilmelidir.

F.Ü’DE GEREKLİ GÖRÜLECEK BÖLÜMLERİN AÇILMASI

Fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi'ni destekleyici, Ziraat Fakültesi (zootekni, yem bitkileri üretimi, süt ve süt ürünleri teknolojileri, hayvancılık teknolojileri fakültesi ve gerekli görülecek fakülteler ile; tekniker ve teknisyen ve uzman seviyesinde meracılık, çobanlık, peynircilik ve gerekli görülecek bölümlerin açılması, tarım hayvancılık il müdürlüğünün süt inekçiliği ve veya süt hayvancılığını geliştirmek için, cins ırk üretimi veya ithalatı için kanuni alt yapıyı hazırlaması (hollanda, seanen keçi vs) gerekmektedir.“

ÜRETİCİ BİRLİKLERİNİN KURULMASI

Tarım ve hayvancılık gelişim projesine uygun üretici birliklerinin kurulması (koyun, keçi, sığır, süt, peynir üretici birlikleri gibi) oluşturulan bu birlikler sayesinde nitelik ve nicelik bakımdan etkin olacak bu birliklerin temsil ve yaptırım gücünün yetkin olması, bu birliklerin örnek tesis kurarak tanıtım ve pazarlamaya katkı sağlaması, finans problemlerinin çözülmesi için gerekli banka ve/veya finans kuruluşları ile alt yapıyı sağlayarak finans problemine çözüm bulunması gerekiyor.

YEM FABRİKALARININ KURULMASI GEREK

Gerekli tanıtımın (tv, radyo, bilboard, toplantı, ulusal medya, sosyal medya vb) tarım il müdürlüğü, valilik, ticaret oda ve borsası, belediye, üniversite ile birlikte yapması, organik peynir üretimini geliştirmek ve bu konuda marka olan şirketlerin Elazığ’a çekilmesi, bu STK’ların, Elazığ ilinin tarım hayvancılık köyleri ile bu konuda üretim yapan mezra – köy- belde – ilçe vs gibi 7 ayrı bölgeye bölerek yerinden yönetim ile etkin bir yapı kurması, kurulacak bu 7 bölge ile üreticinin bilgilendirilmesi ve gerekli alt yapı hizmetlerinin verilmesi, yem fabrikalarının kurulması gerekmektedir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol