Ben Gazze’yim.

Ben annenin duasıyım.
Babanın alın teriyim.
Çocuğun yarım kalmış hayaliyim.
Doktorun vicdanı, öğretmenin sabrı, yetimin sessiz gözyaşıyım.

Ben ekmeğini kardeşiyle paylaşanım.
Kendi yarasını unutup yaralıya koşanım.
Enkazın içinde bile insanlığını kaybetmeyenim.

Benim evimi yıkabilirsin;
ama yuva kurma irademi yıkamazsın.

Benim okulumu yıkabilirsin;
ama çocuklarımın geleceğini yıkamazsın.

Benim zeytin ağacımı sökebilirsin;
ama kökümü sökemezsin.

Ben Gazze’yim.

Sen Siyonistsin!

Sen işgali hak, zulmü güvenlik diye sunansın.

Sen bir halkın toprağına göz dikip, o halkı kendi yurdunda fazlalık görensin.

Sen ev yıkarsın, adına “operasyon” dersin.

Çocuk öldürürsün, adına “yan hasar” dersin.

İnsanları yerinden edersin, adına “güvenlik” dersin.

Toprağı daraltırsın, adına “yerleşim” dersin.

Bombayı yağdırırsın, sonra bütün dünyanın karşısına çıkıp:

“Kendimi savunuyorum.”dersin.

Sen zulmü kelimelerle makyajlayan,

gücü hakikatin yerine koyan,

tankın namlusunu adalet terazisi sanansın.

Sen Siyonistsin!

Ben Gazze’yim.

Benim hafızam var.

Dedemin zeytin ağacı,

annemin doğduğu ev,

çocukluğumun sokağı,

ezanın sesi,

komşunun selamıdır hafızam.

Benim toprağım yalnızca toprak değildir.

Benim toprağım hatıradır.

Benim köküm tarihtir.

Benim geleceğim çocuklarımdır.

Ben bugünümü kaybetsem bile yarınımı unutmayacağım.

Sen Siyonistsin!

Sen önce hafızaya saldırırsın.

Evi yıkarsın.

Ağacı sökersin.

Sokağı yok edersin.

İsmi değiştirirsin.

Tarihi kendi istediğin gibi anlatırsın.

Sonra geçmişi olmayan bir gelecek kurabileceğini sanırsın.

Ama yanılırsın.

Çünkü taşları yıkmak kolaydır.

İnsanın hafızasını yıkmak o kadar kolay değildir.

Sen toprağın üzerindeki izleri silebilirsin.

Ama toprağın insandaki izini silemezsin.

Ben Gazze’yim.

Ben yaralıyım ama zavallı değilim.

Ben yaslıyım ama teslim değilim.

Benim gücüm yalnızca hayatta kalmak değil;

insan kalabilmektir.

Kendi evladını kaybeden anne yine başka bir çocuğun başını okşar.

Kendi evi yıkılan baba yine komşusunun yarasını sarar.

Kendi hastasını kaybeden doktor yine bir başka yaralıya koşar.

Çünkü zulüm beni insanlıktan çıkarmaya çalışırken,

ben insan kalmayı seçerim.

Sen Siyonistsin!

Sen korkuya güvenirsin.

Gökyüzünü savaş uçaklarıyla doldurursun.

Geceyi bombaların sesiyle bölersin.

Çocuğun uykusuna korku bırakırsın.

Annenin yüreğine endişe ekersin.

Sonra korkunun adını “güvenlik” koyarsın.

Ama bilmezsin:

Korku her zaman teslimiyet doğurmaz.

Bazen sabır doğurur.

Bazen cesaret.

Bazen de enkazın içinden yükselen tek bir cümle:

“Ben hâlâ buradayım.”

Ben Gazze’yim.

Benim mücadelem bir dine karşı değil.

Yahudilik ile Siyonizmi birbirine karıştırmam.

Benim öfkem bir halka değil;

işgale, zulme, haksızlığa ve tahakküme.

Ben başka bir çocuğun ölmesini istemiyorum.

Ben çocukların artık ölmemesini istiyorum.

Ben intikam istemiyorum.

Adalet istiyorum.

Ben nefret istemiyorum.

Özgürlük istiyorum.

Sen Siyonistsin!

Sen gücüne güveniyorsun.

Orduna…

Tankına…

Uçağına…

Bombana…

Siyasi gücüne…

Ama bütün bunların seni haklı kıldığını sanıyorsun.

Oysa bilmiyorsun:

Güçlü olmak haklı olmak değildir.

Bir tankın namlusu adalet değildir.

Bir bombanın ağırlığı hakikatin ölçüsü değildir.

Bir çocuğun hayatı hiçbir devletin güvenlik hesabından daha değersiz değildir.

Ve zulüm, adına ne koyarsan koy, zulümdür.

Ben Gazze’yim.

Sen yıkarsın.

Ben kurarım.

Sen sökersin.

Ben yeniden dikerim.

Sen korku ekersin.

Ben umut büyütürüm.

Sen hafızamı silmeye çalışırsın.

Ben çocuklarıma yeniden anlatırım.

Sen beni susturduğunu sanırsın.

Ben yeniden konuşurum.

Sen silahına güvenirsin.

Ben hakikate.

Sen gücüne güvenirsin.

Ben sabra.

Sen yıkımına güvenirsin.

Ben umuda.

Ve gün gelir…

Senin bombaların susar.

Senin tankların çekilir.

Senin propagandan unutulur.

Ama benim çocuklarım yeniden denizin kıyısında koşar.

Zeytin ağaçları yeniden büyür.

Evler yeniden kurulur.

Okullar yeniden açılır.

Ve tarih ikimizin adını yan yana yazar:

Sen Siyonistsin:
İşgalle, zulümle, yıkımla anılan.

Ben Gazze’yim:
Sabırla, onurla, hafızayla ve özgürlük umuduyla yaşayan.

Sen beni yok etmeye çalıştın.

Ben hâlâ buradayım.

Sen beni yıkmaya çalıştın.

Ben yeniden ayağa kalkacağım.

Çünkü senin silahların susabilir.

Ama benim hakikatim susmayacak.

Ben Gazze’yim.

Ben Filistin’im.

Sen Siyonistsin.

Ve tarih bir gün hangimizin yıkıldığını,

hangimizin ayakta kaldığını gösterecek...

Selam ve Dua ile...