Bir kız çocuğu başörtüsüyle okuluna gidemiyorsa orada yalnızca bir kıyafet tartışması yoktur; bir insanın inancıyla eğitimi arasında tercih yapmaya zorlanması vardır. İşte itirazımız tam da bunadır!
Ey İlham Aliyev, bir başörtüsü senin devletine ne yaptı? Hangi güvenlik tehdidini oluşturdu, hangi suçu işledi?
Başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı yönündeki haberler karşısında cevaplanması gereken soru budur. Bir yönetim, kendi vatandaşının inancını neden eğitim hakkının önüne engel olarak koyar?
Üstelik bu uygulamayı eleştirenlere karşı 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının Azerbaycan'a girişini yasaklamak ve yedi kişi hakkında uluslararası arama süreci başlatmak, tartışmayı bambaşka bir noktaya taşıyor.O 31 ismin az ise yanına Benim de ismimi ekle.
Azerbaycan makamları bu kişiler hakkında anayasal düzene ve millî güvenliğe yönelik suçlamalar ileri sürüyor; ancak kamuoyuna açıklanan bilgilerde her bir kişiye yöneltilen iddiaların somut dayanakları ayrı ayrı ortaya konmuş değil.
Suçlamalar elbette incelenmeli; gerçekten suç işleyen varsa hukuk önünde hesap vermeli. Fakat bir yönetimi eleştirmekle şiddete çağrı yapmak arasındaki çizgi silinirse adalet değil, korku büyür.
Ey Aliyev! Kur'an, yöneticiye göre değişen bir adalet öğretmez: "Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun; bu, takvaya daha uygundur." (Mâide, 5/8).
Bu ayet, yalnızca bizim gibi sıradan insanlara değil, elinde devlet gücü bulunduranlara da seslenir.
Başörtülü bir kızın hakkını savunmak, bir ülkenin egemenliğine saldırmak değildir. Yanlış gördüğü bir politikayı eleştirmek, bir millete düşman olmak değildir. Bir iktidarın eleştiriye tahammül edememesi, eleştirenlerin haksız olduğunu kanıtlamaz. Fakat asıl acı olan, bu siyasi gerilimin faturasını hiç ilgisi olmayan insanların ödeyebilmesidir.
Türkiye ile Azerbaycan'ın arası açılırsa arada kalanlar yalnızca siyasetçiler olmayacaktır. Türkiye'de yaşayan Azerbaycanlı kardeşlerimiz, ticaret yapan esnaf, ailesinin geçimini sağlayan işçiler ve iki ülke arasında hayat kurmuş insanlar da bu gerilimden etkilenebilir.
Azerbaycan'ın petrol ihracatında Türkiye üzerinden geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan hattının önemli bir payı vardır; ancak petrolün yüzde 75'inin Türkiye üzerinden geçtiği iddiasını kesin bir veri olarak kullanmadan önce ayrıca doğrulamak gerekir
Azerbaycan halkı Aliyev'in siyasi kararlarından ibaret değildir!
O halkın içinde inancını yaşamak isteyen kız çocukları, evladının geleceğini düşünen anneler, geçim derdindeki babalar ve iki ülkenin kardeşliğine güvenen milyonlarca insan vardır. Onların huzurunu siyasi hesaplara kurban etmek, iki devlet arasındaki dostluğa da zarar verir.
Biz Azerbaycanlı kardeşlerimizin üzülmesini, Türkiye'deki vatandaşların mağdur olmasını istemiyoruz. Ama halklar zarar görmesin diye haksızlık karşısında susmayı da kabul etmiyoruz. Kardeşlik, yanlışın üstünü örtmek değil; kardeşinin yanlışını görüp onu uyarmaktır.
Ey Aliyev!
31 insanın adını bir listeye yazdırabilirsin; yedi insan hakkında uluslararası arama kararı çıkartabilirsin. Fakat bir kız çocuğunun eğitim hakkıyla ilgili soruyu, bir Müslümanın vicdanındaki itirazı, bir insanın adalet talebini yasaklayamazsın! Devletin kapılarını kapatmak senin yetkindir; ama hakikatin kapısını kapatmak hiçbir yöneticinin gücü dâhilinde değildir.
Bizim derdimiz Azerbaycan'la kavga etmek değil, Azerbaycan'da da adaletin hâkim olmasını istemektir. Bizim itirazımız bir millete değil, inanç özgürlüğünü daralttığı ileri sürülen uygulamalara ve eleştiri karşısında kullanılan baskıcı yöntemlere yöneliktir.
Çünkü bir yönetimin gerçek büyüklüğü, kaç kişiyi susturduğuyla değil, kendisine karşı çıkanların hakkını bile koruyabilmesiyle ölçülür.
Ve unutma Ey Aliyev: Makamlar geçicidir, siyasi hesaplar değişir, listeler bir gün arşivlere kaldırılır. Fakat bir insanın hakkına girilip girilmediği sorusu, makamın gölgesinde kaybolmaz.
Biz senin öfkenden korkup hakkı söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bizim için asıl mesele bir devlet başkanını memnun etmek değil, Allah'ın huzurunda haksızlığa sessiz kalmış olmamaktır...
Selam ve dua ile...