Kısa adı FATF olan, uluslar arası mali çalışma grubu, Türkiye'yi kara para aklama ve terörizmin finansmanını engellemede yeterli çabayı göstermediği gerekçesi ile, Gri Listeye aldı.

Ülkede dava dosyaları içerisinde kara para aklamanın yeteri kadar yer tutmadığını, bu sebeple de bu anlamda yapılan çalışmaların yeterli bulunmadığını gerekçe gösteren FATF'in kararlarının bağlayıcı olduğu ve yabancı yatırımcılar üzerinde etkili olduğu biliniyor...

Bu kararın Türkiye için itibar kaybına neden olacağını söyleyen eski bakan Ufuk Söylemez : Varlık barışı uygulamalarla kara para Türkiye'de cirit atmaya başladı.

Bu durumu sadece güçlü hukuk ve demokrasi düzeltebilir" dedi.

FATF Başkanı Marcus Pleyer, "Türkiye'de özellikle bankacılık, altın, değerli taş satıcıları ve emlakçıların izlenmesindeki sorun devam ediyor.

Türkiye, kompleks para aklama olaylarına karşı ciddi mücadele ve IŞİD, El-Kaide dahil terörün finansmanına dair önemli adımlar atmalıdır.

Türkiye hükümeti daha önce bu alanlarda ilerleme sağlayacağına dair taahhütlerde bulunmuştu.

Bu anlamda somut adımlar atmalı" dedi. 2011 yılında da Gri Listeye giren Türkiye, yapılan düzenlemelerin ardından dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in planlı çalışmaları neticesinde üç yıl sonra yani 2014 yılında listeden çıkmıştı.

Türkiye, bir daha FATF uygulamaları kapsamında Gri Listeye girmemek için Emniyet ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bünyesinde ekipler kurmuş, adli makamlara eğitimler vermiş ve çeşitli uygulamaları devreye sokmuştu.

Ayrıca Polis bünyesinde oluşturulan özel ekip hızlı bir şekilde taşra teşkilatlanmasını gerçekleştirerek kara para ve terörün finansmanı konusunda çalışmaya başlamıştı ve bu çalışmalar neticesini vermişti.

Ufuk Söylemez: "Sadece ağustos ayında ülkeye 4.5 milyar dolarlık bir para giriş-çıkışı olmuş.

Önceden bir yılda yapılan girişler şimdi bir ayda yapılıyor. Yani kara para cirit atıyor... Sudan ve Yemen ile bu konuda aynı seviyede olmak kabul edilemez.

Yabancı yatırımcı bunları önemser. Şimdi kara listeye girme tehlikesi var. Bu ihtimal bile utanç kaynağı olur bizim için.

Bu konuda şeffaf ve kesin adımlar atılmalı." dedi.

Dış İşleri Bakanlığından, en kısa sürede Gri Listeden çıkmak için gereğinin yapılacağı açıklaması gelirken, İç İșleri Bakanı Soylu'nun sert çıkışlarına bir yenisini eklemesi ise, dikkat çekti...

Bu tür hamasatvari çıkışların halk nezdinde karşılığı olduğundan mıdır, yoksa bu tutum Soylu'nun kendi kişiliğiyle mi alakalıdır bilinmez ama artık bu tür çıkışların halk nezdinde de dünya nezdinde de bir karşılığının olmadığı gerçeğini sayın bakanın da anlaması gerekiyor diye düşünüyorum.

Șu zor günlerde daha akılcı ve bağlayıcı açıklamalar hem tansiyonu düşürecek hem de çözüme yönelik daha olumlu adımların atılmasına vesile olacaktır diye düşünüyorum.

Dolaysıyla bu üslubun kimseye faydası olmayacaktır.

Halk - devlet bütünleşmesi gerçek manada sağlanamazsa, ayrıştırıcı unsurlar devreye girer, bu da istenmeyen sonuçlar doğurabilir.

Șu zor günlerde daha rasyonel yaklaşımlar herkesin hayrına olacaktır diye düşünüyorum...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol