banner37
banner38

Masal dinlemeyenimiz yoktur, bebeklik, çocukluk döneminde, tahmin ediyorum ki ekseriyetle ebeveynlerinin sesleri ile bağ oluşsun çocuğun da uyumasına etken oluştursun diye anlatılır. Masal aslı astarı olmayan, gerçekle bağdaşmayan, abartı ve mucizeleri içinde barındıran halk edebiyatı ürünüdür. Masal bebeklere ve çocuklara uyusun diye anlatılır, sorunsuzdur. Masal büyüklere de uyanmasın diye anlatılır, gösterilir, vaatlerle süslenir, uyanmasın diye! Bizler insanoğlu olarak bu basit ayrıntıyı göremiyor ve ekseriyetle gözden kaçırıyor ve büyümemize rağmen masallara inanıyoruz, ayaktayız, uyumuyoruz gibi ama ayakta uyutuluyoruz. An gelir birkaç saniyelik gördüklerimiz, yaşadıklarımız, karşı karşıya kaldıklarımız dahi eğitim ve öğretimimize katkı sağlar. İnsanın aynı aile, aynı ortam ve aynı okullar ve öğretmenler dahi olsa eğitim öğretim seviyesi ve yeterliliği farklı farklıdır. İnsanın yaşamı boyunca etkilendikleri ders aldıkları, ders çıkarttıkları da farklı olduğu gibi aynı olay, aynı kişi diyaloglarından da farklı çıktılar alması, algılaması mümkündür. Evet, bebeklik, çocukluk ve masal bağlamını geride bırakalım, büyükler, yetişkinler neden masala inanır, hatta bazı kendisi dahi masalın içinde konu mankeni gibi kendisini kullandırtır. Ne ideoloji ne de parti taraftarlığı, destekçiliği, uyumak ve uyanmak meselemiz. İnsan olarak yaşadığımız her gün bir önceki yaşadığımız günden çok daha iyi, güzel, hoş olmalı ve yaşadığımız her gün mutlu olmalıyız, güven içerisinde yaşayıp yaşayacağımız gün, ay, yıllara da hiç karamsarlığa düşmeden umutla bakmalıyız. Her insanın doğal olarak mutluluğu istemesi ve yarınlarının bugününden daha iyi olması adına beklentiye girmesi, çok insani, akılcı, mantık yüklü bir talep değil mi? İnsanız, evet deyip hemfikir isek yine her insanın sağlıklı, üreten ve mutlu olan bireylerin arasında yer alıp kendisi dışında da her insanın mutluluğunu isteyip beklemesi de vicdani ve akıl içerir. İnsan olarak varsın ve istisnai haller hariç aldığın her karar ve her tercihin doğaldır ki kendin dışında tüm insanları etkiliyor. İnsansın, farkında ol ya da olma, dünya da, ülkende, şehrinde, mahallende, okulunda, işyerinde, evinde, yolda, gezide, tatilde, yas evinde, nerede ve ne şekilde olursan ol, yaşanan her iyi, güzel, doğru, adaletli, mutluluk veren ne varsa pay sahibisin, paydaşsın. İnsansın, farkında ol ya da olma, dünya da, ülkende, şehrinde, mahallende, okulunda, işyerinde, evinde, yolda, gezide, tatilde, yas evinde, nerede ve ne şekilde olursan ol, yaşanan her kötü, berbat, utanç verici, adaletsiz, haksızlık içeren, ezen, aşağılayan, iğrenç bulduğumuz ne varsa pay sahibisin, paydaşsın. Farkındalık içerisinde olup dinlediklerinin masal mı yoksa aldatma içerikli vaatler mi, ayırt etmek, değerlendirip irdelemek ve varsa bir haksızlık, insanlar ve insanlık adına itiraz edip kükremek, önem derecesine göre pozitif sonuçlanması adına hareke geçmek ya da boyutuna göre diğer insanları da bilgilendirip yardım ve destek talep etmek görevin ve sorumluluğundur. İnsan olmak düz mantıkla düşünüldüğünde çok kolay gelebilir, insan olduğun gibi insan kalmak, insan olmanın gerekliliklerini bihakkın yerine getirme mücadelesinin içerisinde yer alıp nefer olmak, çoğunluk ve birlik, birliktelik sağlandığında bu da zor değil. İnsanın kendisine dönüp kendisine bakıp iyi ki varım demesi, yaşamanın manasını kavrayıp kendisini ve insanlığı yüceltmesi gibi bir şey, ne mutlu başaranlara.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol