Hatırlar mısınız; yaşanan depremden sonra ekranlara çıkan hemen herkes; “Depremin asıl acısını depremden sonra yaşayacak bu millet.” Derdi de kimse aldırış etm ezdi; bu adamlar ne diyor diye.

Depremin üzerinden iki buçuk yıl geçti ama acısı tüm şiddetiyle devam ediyor, üstelik acılara her geçen gün bir yenisi daha eklenerek.

TOKİ konutlarındaki sıkıntılar daha bitmeden Emlak Yönetimi sıkıntısı yaşanmaya başladı bu şehirde.

Yeni acının adı; EMLAK YÖNETİMİ.

Emlak yönetimi nedir, ne iş yapar, kimlere hizmet eder bilinmez.

Görünürde TOKİ konutlarında ikamet eden hak sahiplerine hizmet eder ama alakası yok.

İki önceki yazımda Emlak Yönetiminin Yazıkonak TOKİ’lerdeki hizmet anlayışını dile getirmiştim.

Bunların asıl kime hizmet ettiği sanırım iki yıl sonra anlaşılacak, tıpkı depremin asıl acısının depremden sonra anlaşıldığı gibi.

*

Nasıl mı? Van depremini yaşayan depremzedelerin ağzından aktarayım.

“Depremden sonra hafif hasarlı evimiz kentsel dönüşüm kapsamında yıkıldı. Sizin Elazığ’da şimdilerde yaşadıklarınızı biz yıllar önce yaşadık. Ekseriyeti 160 ile 180 metrekare olan evler elimizden gitti, 90 ile 110 metrekare evler TOKİ marifetiyle yapılıp teslim edildi.

Teslim edilen evlerin nasıl evler olduğunu anlatmama gerek yok, çünkü aynıları şu an Elazığ’da.

Hak sahipleri olarak yerleştiğimiz evlerde Emlak Yönetimi diye bir yönetim modeli ve sözde yöneticilerle tanıştık.

Bu yönetimin görevi sözde yeni yapılan konutlardaki eksiklik ve aksaklıkları gidermek.

Ayrıca binaların iç temizliklerinden çevre düzenlemesine kadar gerekli işleri yapıp eksiklikleri yerine getirmek.

Bu eksiklikler nasıl gideriliyor, onarılan arızalar nasıl tamir ediliyor, o birimde çalışanların maaşları nasıl ödeniyor sorularının cevabını her ay ne sebeple arttığını öğrenemediğimiz ama ödemek zorunda olduğumuzu bildiğimiz aidatların canımızı acıtmaya başladığında öğrendik.

Başınızı şişirmeyeyim, moralinizi de bozmayayım ama netice itibariyle biz ve birçok hak sahibi kiraya çıkmanın daha avantajlı olacağını düşünerekten bizi o duruma düşürenleri Allah’a havale ederek hak sahipliğimizden feragat edip evlerimizi TOKİ’ye terk edip çıktık.

Sonra bir anladık ki Emlak Yönetiminin asıl amacı da görevi de insanları aidatlarla, sıkıntılarla haksız aldıkları aidatlarla bıktırıp usandırıp evlerini terk etmelerini sağlamakmış.”

Gerçeklik payının çok yüksek olduğunu Elazığ’da şahit olduğumuz yaşanmışlıklardan öğrendik.

Belgeleri bizde mahfuz, itiraz edip haksızlık ediyorsunuz diyenin suratına çarpabiliriz.

Hak sahibinin birine 5 Bin 144 lira 86 kuruş bir borcunuz var diye tebligat göndermişler, ödenmediği takdirde de yasal yollarla tahsil edeceğiz manasında bir şeyler zırvalamışlar.

Allah’tan hak sahibi bilinçli, hemen Emlak Yönetimine gidip haklı gerekçelerle itirazda bulunmuş.

İtirazları belgelere ve video kayıtlarına dayanaklı olduğu için itirazının kabul edileceğini düşünmüş.

Bu hak sahibi, kuralar çekildikten sonra 2021 Aralık ayında anahtarı teslim almak için gittiğinde anahtarı teslim aşamasında olan binada inşaatın devam ettiğini görünce teslim almayıp binanın inşaat halini videoya kaydedip, sosyal medya hesabından da paylaşan bilinçli bir hak sahibi.

Aradan birkaç ay daha geçince işler bitmiştir diyen hak sahibi 22 Mart 2022 tarihinde tekrar gitmiş, bu kez de binanın inşaatı bitmiş ama evin içerisinde çalışmalar hala devam ederken canına sinmese de anahtarı teslim almış.

31 Mayıs itibariyle de evin eksiklikleri tam olmasa da tamamlandı diye kabul ettik diyor.

Bu arada asansörler çalışmıyor (Yüklenici firma iflas ettiği için asansör ücretlerini ödemediğinden asansör firması da asansörleri iptal etmiş), merdiven otomatikleri yanmıyor taşınma gerçekleşmediği için de ısı paylaşımı yok.

Borç makbuzu adresine gelince bilinçli hak sahibi Emlak Yönetimine gidiyor ve anahtarı teslim aldığı 22 Mart ile 31 Mayıs tarihleri arasındaki borç ekstresini istiyor.

Kendisine verilen ekstrede 5 Bin 144 lira 86 kuruşu görünce itiraz ediyor; anahtarı 22 Martta teslim aldım diye.

Verilen cevap çok manidar; “Borç kaydınız anahtarı teslim aldığınız gün itibariyle değil, kura çekiminden sonra anahtarların dağıtıma başladığı gün itibariyle kaydediliyor.”

Anahtar dağıtımına başladıkları tarih ise; 17 Aralık 2021.

Yüklenici firma devlete teslim etmeyi taahhüt ettiği tarihte işini bitirmezse ceza yiyeceğinden, inşaatlar bitmeden kuraların çekilip anahtarların dağıtıldığını defaten yazmıştık, o günlerde.

Depremde evini barkını, çoluk çocuklarını, yakınlarını kaybeden hak sahiplerini değil, müteahhitleri koruyup kollama refleksi yani.

Bu sadece tek bir örnek… Bilinçli hak sahibinin bizlere belgelendirip getirdiği tek bir örnek.

Bu hak sahibinin Emlak Yönetimine gerçek borcu Bin küsur lira, istenen meblağ; 5 Bin 144 lira 86 kuruş…

Arada 4 Bin küsur liralık bir haksız talep söz konusu.

Ak Partili Milletvekilleri bu şehirde 25 Bin konut yaptık diye millete caka satmasını biliyorlar ama 25 bin hak sahibini bir Emlak Yönetimine nasıl kurban ettiklerini maalesef bilmiyorlar.

Düşünsenize 25 Bin hak sahibinden bu kadar parayı haksız yere aldıklarını.

Bu paraların ödendiği TOKİ konutlarında 25 Bin hak sahibinin bu bilinçte olmayacağına göre soru şu; bu paralar nereye gidiyor?

Hani yukarıda dedim ya teslim edilen konutlardaki eksiklik ve aksaklıkların giderilmesi için harcanıyor diye.

İyi de adama sormazlar mı müteahhitlerin eksik bıraktığı işlerin bedelini bu gariban halk aidatlarıyla neden ödemek zorunda kalsın?

Sormazlar tabi ki; ilin vali yardımcısının müteahhidin işini niye durdurdun diye Belde Belediye Başkanını sorguya çektiği bir şehirde bu soruları vicdanı olanlar sadece önlerine sandık konulduğunda sorarlar.

O sandıklara da az kaldı zaten.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol