Her yılın bitiminde hüzünleniriz. 2020 yılını uğurlarken güzel sıcak bir anıyla ve çok değerli şairimiz Züleyha Özbay BİLGİÇ’in kalemiyle uğurlamak istedim sizleri. Bir yıl daha acısıyla tatlısıyla geçip gitti. Bu yıl diğerlerinden farklı oldu. Bu yılla ilgili yorum dahi yapmak istemiyorum. Yeni yılın insanlığa sağlık, mutluluk ve başarı getirmesi temennisi bu yıl ki dileğim.

 Her geçen gün geçmişe özlem duyarken üç yıl öncesi beni bir anıya götürdü. 2017 yılı Yozgat şiir etkinliklerinde tanıma fırsatım olmuştu kendisini. Ne tesadüf ki aynı yılın ekim ayında Trabzon kongresinden dönerken aynı otobüste yol arkadaşım oldu. O uzun yol tatlı sohbetiyle ne çabuk geçmişti. Zarif kişiliğiyle ve mazlum sevecen sesiyle yazmış olduğu şiirlere renk katarken, Kütahya’lı olması ve Kütahya’da yaşıyor olması ortak noktalarımızdan biri daha oldu. Lisans ve lisanüstü öğrenim yılımın en güzel yıllarını -yedi yılımı- Kütahya’da geçirdim. Dumlupınar Üniversitesi’nin ve Kütahya’nın bizim zamanımızda mecburiyet caddesi ki, vazo şimdilerde özlediğim anılarla dolu. Bu güzellikleri kaleme dökmek yerine çok değerli Züleyha Özbay BİLGİÇ’i Kütahya’da ziyaret ederseniz o sizlere Kütahya’nın tarihi hikayelerini anlatacaktır. Yeni yılda planlarınız içerisine bu şehri ve şairimizi ziyareti şimdiden tavsiye ederim. Kendisinin şiirlerini o tatlı ve naif sesinden dinlemenizi isterim.

Yol arkadaşım, kalemin daim ve okurun bol olsun.Yollarımızın kesişmesi dileğiyle..

ZÜLEYHA ÖZBAY BİLGİÇ KİMDİR?

'”Şiirsiz bir manevi alem manevi aleme pencere açmamış bir şiir dünyası olabilir ama yoksul dünyalar olarak” sözüyle yola çıkan Bilgiç, şiirlerinde kelamdan kaleme yansıyan hikmetin gönül mürekkebine aksini hissetirmeye düstur edinmiş, edebin gergefinde lirik bir ruh dokunuşuyla mısralara işlemeyi yürek borcu bilmiş bir gönül işçisidir. Kütahya ilinde doğmuş, ilk öğrenimini Kütahya Şair Şeyhi İlkokulunda, Orta ve Lise öğrenimini Kütahya İmam Hatip Lisesinde tamamlamıştır. Daha sonra İstanbul Suadiye Kuran Kerim ihtisas eğitimini alarak, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İlahiyat önlisans mezunudur. Eğitimci, evli ve iki çocuk annesidir.

Şiir hayatına ilkokul üçüncü sınıfta katıldığı orman şiir yarışmasında il çapında aldığı derece ile başlayan Bilgiç, öğrenim hayatı boyunca bir çok yarışmada dereceler almıştır. İlk yayınlanan şiiri ortaokul yıllarında Kütahya ekspres gazetesinde yer almış, lise hayatında ise Sayha Dergisinde kadın ve aile bölümü editörlüğü yapmıştır. Mezunlar İmam Hatip Yıllığında çalışmaları ve bir çok şiiri yer aldı.1995 yılında İstanbul Suadiye Kuran-ı Kerim ihtisas eğitimi alan Bilgiç, O yıllarda Prof.Dr.Ömer Çam hocanın desteğiyle Emine Şenlikoğlu ve Şule Yüksel Şenlerin çıkardığı Kadın kimliği dergisinde -Su- isimli şiiriyle yer almıştır. Milli gazetede şiirleri yayınlanmış, 2007 de şiirlerini sosyal medyada paylaşmaya başlayarak, birçok yarışmada dereceler aldı. Aynı yıl Anayurt Gazetesi Edebiyat Dünyası Dünya Şairler Birliği tarafından -Sevdaya Özlem- isimli şiiriyle haftanın şairi seçildi. Çeşitli antoloji ve birçok gazetede ve dergilerde şiirleri yayınlandı. Şiir rüzgarı şiir yarışmasında -Begün -şiir ile ikincilik ödülü, Ümraniye Belediyesi 9. Geleneksel şiir yarışmasında -Zehrevan- şiir ile mansiyon ödülünü aldı. Ümraniye Belediyesinin çıkarmış olduğu -Her Aynada İstanbul Antolojisine dahil edildi. Çatı Dergisi Naat yarışması -Ey Sevgili Ilık Tılsım- şiiriyle dereceye girdi. Amasya Belediyesi Mihri Hatun Yarışmasında -Aşkın Koylarında Mihri -isimli şiiri ile yarışma antolojisine dahil edildi. Tilki kitap dev şiir antolojisi -Be-gün- şiir ile ve Baba şiirleri yarışması antolojisine -Dağ Rüzgarı- şiiri ile girmeye hak kazandı. Bir çok şiiri çeşitli yorumcular tarafından seslendirildi. Hilal TV, Mavi Pusula, Konya FM, Mavi Mikrofon. Soma Çağrı FM. Şairtürk ve daha birçok medya kanalında şiirleri seslendirildi. 2007 den bu yana bir çok şiir etkinliğine katılmış Bahaettin Karakoç, Cemal Safi, Yavuz Bülent Bakiler, Bestami Yazgan gibi çok kıymetli isimlerle müşerref olmuştur. Emine Şenlikoğlu, Yavuz Bülent Bakiler ile '63 Damla Mürekkebin Aşkı' antolojisinde yer almış, Bahaetin Karakoç ile 'Şairtürk Şiirleri' antolojisinde yer almıştır. Bir çok edebiyat dergisinde şirleri yer aldı. Köşe yazarlığı yaptı. Aynı zamanda radyo programcılığı ve şiir yorumculuğu deneyimi de oldu.Şiirleri halen sosyal medyada ve çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmaya devam ediyor. Şairin önsözünü Bahaettin KARAKOÇ üstadın kaleme aldığı 2015 şubat ayında yayım hayatına giren SERAPTA BİR DAMLA isimli şiir kitabı mevcuttur.

Kütahya -ŞİİRLERİNİN YAYINLANDIĞI ESERLER.- Kütahya EKSPRES Gazetesi 1989 Milli Gazete 2006 KADIN kİMLİĞİ Dergisi-1995 Solan Gülümün Matemi Var şiir Antolojisi 2007 Anayurt Gazetesi-2007 Hicran dergisi 2009 Kumru Edebiyat Dergisi 2010 Berceste Aylık Kültür ve Sanat Dergisi 2009-2010 Vezin Kültür Ve Edebiyat Dergisi 2011 Kümbet Kültür Ve sanat edebyat dergisi 2012 Herfene Kültür Ve Edebiyat Dergisi Duyguların adrresi vatan gazetesi Kültür Ajanda Dergisi Tilki Kitap Dev Şiir antolojisi 2013 Her Aynada İstanbul şiir antlojisi ümraniye belediyesi-2013 Amasya Belediyesi MİHRİ Hatun yarışma antolojisi-2013 Şairturk yıldızları şiir antolojisi 2013 Türk dünyası şairler antolojisi 2013 Baba şirleir antolojisi 2013 Çatı Dergisi naat yarışması 2014 Turuncu şiir antolojisi 63 Damla Mürekkebin Aşkı şiir antolojisi 2014.

Birçok çalışmalara imza atmış olan Züleyha Özbay BİLGİÇ’in şiirleriyle 2021 yılına merhaba diyelim.

SON SÖZÜN

Sen gül döken bir aşka, kül eyleyen sürûru

Kirpiğime astığın azap mıydı son sözün

Ruhumun gökyüzüne yağan içli yağmuru

Susuz çöle döndüren serap mıydı son sözün

Geceleri göğsümde eriyor mum çiçeği

İnkâra râm edersin sevgi denen gerçeği

Sevdamı sınıyorsun var mı ki bir ölçeği

Gönlün kırgın teline mızrap mıydı son sözün

Tüllenen anıları umutlarıma sardım

Ben sana şiir gibi, şiirden öte yârdım

Yalnız senin kalbinin yurdunda bahtiyardım

Yıkılmış mabed gibi harap mıydı son sözün

Öfkeden prangalar vurdun ya düşlerime

Mutsuzluk vadisini serdin gülüşlerime

Kapılarını çarptın sana dönüşlerime

Duanı unuttuğun mihrap mıydı son sözün

Matemin perdesini çekiyorum dağıma

Hıçkıran bir dal gibi kırdığın otağıma

Kanatlarına küsmüş bülbül konmaz bağıma

Zehir katıp sunduğun şarap mıydı son sözün

Unutma bu kumrunun gamzeni sevdiğini

Badem çiçeklerinin tenine değdiğini

Yaşarken öldürdüğün, boynunu eğdiğini

Mezarıma serptiğin türap mıydı son sözün.

23.11.2020

Züleyha Özbay BİLGİÇ’in Serapta Bir Damla  kitabından Eylül Melali isimli şiirine kulak verelim.

EYLÜL MELALİ

/Her act, hir düşün kanadını vurdu. Sendeledim/

Aşk, eylülün solgun renginde dokundu alnımıza

Bir kez daha

Kim çözebilir söyle.

Lamelifdeki düğümü...

Ömrümün eylüle vurgun demlerinde

Hudut tanımaz bir rüzgara yenildi hazanım

Buza kesmiş düşlerimde

Gönlümün kıblegåhıydı gözlerin.

Ezel kadar susadığım...

Şimdi kayıp bir şehrin ıssızlığını avutur yüreğim, Sende mi yitiğim!

Gözlerine sürme çekilmiş ay gibiyim.

Ne varlığıını görebiliyorum ne yokluğunla yetiniyorum...

Sanki sensizligin menziline dağılmış güz yaprakları.

Geceye kırgın bir eylül dokunmuş ansızın,

Suskun ağıtlar yakılmış yıldızların ışığından...

Bu gece

Kalbimin gülistanında avuttum sensizliği

Çöl yağdı kirpiklerime...

Heybemde yorgun bir sevda,

Sizlar gecenin şiirden kalbi

Suskunluğuna..

Hasreti dinmemiş kocaman bir sevdanın

Yükü var omuzlarımda,

Kalbimin taşımaya yüksünmediği

Adı eylül nakışlı ela gözlerine yazılmış,

Adı şiirden yüreğine adanmış...

Rüzgar yine serinliğini bahşederken iliklerime. Kirpiklerimin saçağına saklanır özlemin,

Bir eylül melalidir bu içli seslenişim.

Sen! Nårı içimi üşüten haziran gibisin.

Sen! Avucumda sakladığım asúde bir mevsim,

Islak mısralarıma dua serinliği.

Esip geçsen ansızın, güz düşer saçlarımdan Saçlarım; ömrüne ağarmış hicran.

Kalbim, kalbine dokunan su tanesi...

Sen, hesapsızca limanına sığındığım giz, Nefesinin şelalesinde huzurdan şiirler demlediğim,

Böyle gurbeti solumak var mıydı ahdimizde,

Var mıydı mahşeri yalnızlığımıza gömülmek?

Bir vefa vakti duraksa,

Tut ellerimi,

Çevir gözlerini yüreğimin AŞK imtihanına.

Azerbaycan sevincimiz oldu bu yıl ve şairin kaleminden..

CAN AZERBAYCAN 🇹🇷🇦🇿

Beni yağmur çağırır göklerin burçlarından

Aynı buluttan yağarız toprağa

Aynı ırmağa açılır kollarımız

Dökülürüz Aras’a

Yan yana

Can Azerbaycan...

Oğuz soylu hazar bakışlı yiğitlerin

Kar beyaz atların kanatlarında

Geçerler doludizgin

Kafkasya’nın rüzgârıyla

Asil dağlarından

Ask tüter doruklarında

Kana kana

Can Azerbaycan…

Karabağ hüzün kokar

Bir ölümün uykusunda

Sırnaşır atmacalar

Kılıçlar çıkınca kınından

Ürperir yürekler

Göç damgası vurulur hürriyete

Şimdi bizi an

Kavruk dudakların âmininde susayan

Can Azerbaycan…

Vatan aşkıyla atan bir şairin kalbinde

Destansın gülistansın

Ve dahi bahtiyarsın

Seninle şereflenir toprağın sinesindeki cennet

Değil mi ki

Ta ezelden kardeşiz

‘’İki devlet bir millet"

Türkün şanlı ülküsüyüz

Bir tarihi taşıyan

Kenetlenir ellerimiz

O ‘Hasret köprüsü’nde

Sen ufkumuzda tan

Can Azerbaycan…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol