Öne Çıkanlar ÖĞRENCİLERE TABLET GÖNDERDİ Deprem konutları için kura çekimi yapıldı İl Jandarma Komutanı Yıldız Vali Erkaya Yırıktan Birimlere Ziyaret Karataş: Koruyucu Ekipmanlar Bir An Önce Tedarik Edilmeli

Bu haber kez okundu.

GÖLLERİMİZDE İSRAİL SAZANI TEHLİKESİ

Balık yumurtaları ile beslenen ve yılda 9 kez üreyebilen İsrail sazanına karşı önlem alınmasını isteniyor. İç sularımız İsrail Sazanı tehlikesi ile karşı karşıya.

Fırat Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Başusta Günışığı gazetesine yaptığı açıklamada İsrail Sazan’ının, akarsu ve göllerdeki otçul balıkların yok olmasına neden oldukları için göllerdeki su bitkilerinin aşırı derecede artmasına ve ekolojik dengenin bozulmasına sebep olmakta olduklarını söyledi.

Fırat Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof.Dr. Nuri Başusta İsrail Sazanı hakkında yaptığı açıklamada, “ Havuz balığı olarak veya halk dilinde İsrail sazanı olarak bilinen Carassius gibelio türü iç sularımızda yayılmaya devam ediyor. Göl ve akarsularımız için potansiyel bir tehdit unsuru olan bu yabancı ve yayılımcı havuz balığı yüksek adaptasyon yeteneği sayesinde girdiği sulak alanlarda hızla üreyerek büyük popülasyonlar oluşturmakta ve ortamdaki diğer balık türlerinin besinlerine ortak olmakta hatta onların yumurtaları ile de beslenmektedir. Bu nedenle diğer balıkların ortadan kalkmasına neden olmaktadır.” Dedi.

BİLİNCSİZ BALIKLANDIRMANIN SONUCU

Fırat Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Başusta 1990’lı yıllarda bilinçsiz balıklandırma sonucu bu günkü durumun yaşandığına dikkat çekerek, “ Bilinçsizce, balıklandırma amaçlı olarak 1990’lı yılların başında çeşitli göllere aşılanan bu havuz balıklarının 1 yaşından itibaren üremeye başladığı ve 3-4 yaşında 15-20 cm boya ulaştıkları bilinmektedir. Sazan balıkları senede bir kez yumurta bırakırken bu havuz balıkları hemen hemen her ay yumurta bırakmaktadırlar. Dolayısı ile göllerdeki adaptasyonlarını tamamlayan havuz balıkları hızla dominant balık türü olmaktadırlar. Akarsu ve göllerdeki otçul balıkların yok olmasına neden oldukları için göllerdeki su bitkilerinin aşırı derecede artmasına ve ekolojik dengenin bozulmasına sebep olmaktadırlar. Bölgemizde Keban ve Karakaya Baraj göllerinde yoğun olarak yakalanan Carassius gibelio türü havuz balıkları Karakaya Baraj Gölünde giderek baskın tür olma yolunda ilerliyor. Bu balıkların hızlı ve etkin şekilde avcılıklarının yapılması gerekiyor.” Dedi.

KEBAN BARAJ GÖLÜNDE TEHLİKE BÜYÜYOR

Türkiye’de ki tatlı sularda 1990 yıllarda görülmeye başlanan İsrail sazanı denilen Carassius Gibelio balık türünün hızla yayılması sonucu yerli balık türlerinin neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı ifade eden Elazığlı balıkçılar önlem alınmasını istediler.

Keban baraj gölünde avlanan balıkçılar ağlarına takılan küçük yerli sazanları balık neslinin tükenmemesi için tekrar suya bırakırken, ağlarında bulunan İsrail sazanlarının balık neslini tükettiğini söylediler.

Balıkçılar, “ İsrail Sazan’ının satışı yok. Satışı olsa en azından bir nebzede olsa gölden temizlenir, ancak satışı olmadığı için tekrar suya atıyoruz.” Dedi.

YERLİ SAZANIN TEK DÜŞMANI İSRAİL SAZANI

Balıkçı Ümit Bayram, bir taraftan ağına takılan balıkları çıkarırken, bir taraftan da ağına takılan İsrail sazanlarını göstererek,” Bu İsrail Sazan’ları yerli sazanın düşmanı. Bu pullu sazanlar Nisan ayında yumurtladıkları zamanlar bu İsrail sazanları yerli sazanların yumurtalarını yiyor. Böyle olunca da yerli sazanda her geçen yıl azalma oluyor. Böylelikle yerli sazanlar büyük bir tehlike ile karşı karşıya, bu İsrail Sazan’larının acilen temizlenmesi lazım.” Dedi.

Balıkçılar İsrail Sazan’ının bilerek göllere atıldığı kanısında, yerli balıkların büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını ifade eden balıkçılar önlem alınmaması halinde göllerde balık kalmayacağı inancında olduklarını söylediler.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol