Bu Yazı Dizisine ''İklim Yasası Mı? Küresel Savrulma Mı? ''
''Yastık Altı Mı? Yoksa İktidarın Vergilendirmek İçin Ulaşamadığı Finans Mı?''
''Özelleştirme Ve Maden Yasası'' Üst Başlıkları İle Devam Etmiş Ve Son Olarak Bu gün ; ''Lgbt -Yeni Dünya Düzeni '' İle Nokta Koymuş Olacağım.
İlerleyen dönemlerde Bu konuda tamamlayıcı yazılara devam edeceğim. Amaç Toplumun Nasıl bir cenedereye sıkıştırıldığı farkındalığına katkı sağlamaktır.
Hem şunu net olarak söyleyerek söze başlayayım,
Yeni dünya düzeni, bir ekonomi programı değil; bir toplum tasarımıdır.

Bu tasarımda merkezde artık AİLE yoktur, FITRAT yoktur, sabit KİMLİK yoktur.
Merkezde akışkan birey, parçalanmış aidiyetler ve yeniden tanımlanabilir insan vardır.
Bu nedenle LGBT, yeni dünya düzeninde bir “hak arayışı” ya da “sosyal talep” değil; bilakis kurucu bir norm olarak konumlandırılmaktadır.
Bugün Bill Gates’in temsil ettiği küresel vakıf ağları, Dünya Sağlık Örgütü’nün üst düzey yöneticileri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ve küresel şirket CEO’ları aynı sembolik dili konuşmaktadır.Bunu yaparken Şifai olarak değil LGBT'nin kendine seçmiş olduğu Gökkuşağı renkleri ekseninde Yakalarına Takmaktan imtina etmedikleri ROZET ile yapmaktadırlar.Unutulmamalıdır ki KÜRESEL SİYONİZM Şekil be sembollerle iletişimini sağlar.
Günümüzde artık Zirvelerde, kampanyalarda, raporlarda ve kurumsal vitrinlerde GÖKKUŞAĞI, ortak bir meşruiyet işaretine dönüşmüştür.

Bu bir tesadüf değildir.
Yeni dünya düzeni için LGBT, bireysel bir yönelim meselesi değil; toplumsal dönüşüm aracıdır.Çünkü bu ideolojiyle aynı anda üç temel yapı hedef alınır:
A) AİLE,
B) CİNSİYET
C) FITRAT.
Aile çözülürse birey yalnızlaşır.Yalnızlaşan birey devlete, piyasaya ve küresel otoriteye daha bağımlı hale gelir.Zaten Yeni düzen tam olarak bunu ister.
Bu yüzden aileyi savunan her yapı “gerici”,
fıtrattan bahseden her itiraz “tehlikeli”,
LGBT ideolojisini sorgulayan her ses “nefret” etiketiyle susturulur.
Dikkat edilirse burada kimsenin özel hayatı konuşulmaz.Konuşulan şey kurumsal tercih, ideolojik sahiplenme ve medeniyet tasavvurudur.
Bill Gates’in kişisel yaşamı değil, finanse ettiği projeler;
DSÖ başkanının kimliği değil, dayattığı normlar;
BM Genel Sekreteri’nin yönelimi değil, temsil ettiği insan tanımı önemlidir.
Bu sebeple, Yeni dünya düzeni şunu ilan etmektedir:

İnsan sabit değildir.
Cinsiyet tanım değildir.
Aile zorunlu değildir.
.Sınır baskıdır.
Bu ilan, gökkuşağıyla süslenir; “özgürlük” etiketiyle pazarlanır. Oysa ortada özgürlük değil, tek tip bir insan modeli vardır.
Bu düzen farklılığı korumaz;
farklı düşüneni tasfiye eder.
Sonuç olarak şunu açıkça söylemek gerekir:
LGBT, yeni dünya düzeninin yan ürünü değildir.
Bu düzenin taşıyıcı kolonu, meşruiyet dili ve toplumsal mühendislik aracıdır.
Aileyi dağıtan, fıtratı inkâr eden, sınırı düşman ilan eden bir düzenin adı ne olursa olsun;
bu bir özgürlük düzeni değil, yeni bir tahakküm biçimidir.
Temennim Bizleri Yönetenler Bu Yeni Tahakküm Biçimin Farkına varıp Bir an önce 6284 ve bileşenlerine tamamen son verip LGBT ile ciddi bir mücadele içerisine girerek Küresel Siyonizmin Kontrolünde olan Yeni Dünya Düzenin Oyunlarını Bozarak Bu Milletin Asli değerlerini sahiplenmesi amacıyla Çalışmalar başlatılır. Aksi durumda 2030 varmadan Yeni Dünya Düzenin esaretine girmiş oluruz...
Selam ve Dua ile.



