banner28
banner29

Elazığ’ımızda çok kaliteli sesler, sanatkârlar isimlerini duyurdular. O güzel seslerden bazıları içimizde kaldı, bazı sesler ulusal olarak açıldı, bazı sesler de teşhis edilmeyi bekledi.

Mahalli müziğimiz elbette yüreğimizde yer etmiş, nameleriyle mest oluyoruz, eserlerin hikayelerini biliyorsak dinlediğimiz müzik ile adeta  Elazığ’ı adım adım geziyoruz.

Musiki zenginliği anlamında Elazığ zengin, ancak tanıtım anlamında Elazığ yine şanssız konumda. Pandemi döneminde dahi Urfa gezisi, ama aslında Urfa Sıra Geceleri için Elazığ’dan turların düzenlenmesi her anlamda düşündürücü ve üzücüdür. Pandemi öncesi yine konuk ettiğimiz müzik topluluklarına koşarak giderdik. Neden kendi sanatçılarımızın programları yapılmıyor diye de üzülürdük. Doğrusu bu anlamda bu haberler yaramızı kanatıyor. Harput Musikisi notası olan zengin müziğe sahip iken değerlendirememenin acısını yüreğimizde hissediyoruz. Bu konu o kadar içim acıtıyor ki defalarca köşe yazılarımda dile getirmiştim. Markalaşmada geri kalan bir kent olduk ne yazık ki.

Sanat emek ister, sanat zaman ister, sanat fedakârlık ister, sanat ve sanatçı sesimizdir, temsilcimizdir.

Kaliteli sesler arasından sevgili Hakan Tosun’u tanıdığım kadarıyla sanata verdiği emeği dile getirip siz okurlarım ile paylaşmak istedim. Hakan Tosun çocuk yaşlarda müzik ile tanışmış ve mücadeleye başlamış. Bu anlamdaki ve yaştaki mücadeleci hayatını anlattığı zaman gözlerimin ıslandığını biliyorum. Bu demektir ki hiç kimse kolay kolay bir yerlere gelemiyor.

Çocukken aldığı sahne sonrası askerlik görevini yerine getiren Hakan, memleketi ve ailesinin yaşadığı yer olan Elazığ’a döner ailesini görür, ama sahne alma imkânlarının sınırlı olduğunu anlar, 20 yaşında Ankara yolunu tutar. Elinden tutan kimsenin olmadığı sürece girer ve mücadele başlar. Hem de öyle mücadele ki kendisi 20 yaşında Anadolu terbiyesini almış, ahlaki değerleri ön planda tutan bir genç, kendisini başkentte tabiri caiz ise kurtlar sofrasında bulur. 

Kendi çabasıyla bu hareketli ortamda tutunur, belli mekânlarda sahne alır. Artık belli izleyici, dinleyici kitlesine sahip olur. Azimli olan Hakan Tosun hemen albüm yapma çabasına girer. 2010 yılında “Kralına Gider” isimli albüm çalışmasını Hakan Altun, Ömer Danış ve Emre Kaya ile çalışarak gerçekleştirir. Albümde 6 eser seslendirir. Her bir şarkı değerli, ama benim yüreğimi yakan döne döne dinlediğim “Yoruldum Anam” eseriydi. Belki de o eser bir evladın annesine duygularının haykırışı idi.  

Sahne çalışmalarına Ankara’da hız veren Hakan Tosun’un İstanbul’da da sahne çalışmaları devam etti.

Ankara, Antalya, İstanbul, Elazığ arasında durmak bilmeden çalıştı. Türkiye genelinde davetli sanatçı olarak özel günlerde sahne almak üzere çağrıldığını da biliyoruz. Sahne alırken de oldukça seçici davrandı. Uzakta herhangi bir ilde yaşayan bazı ailelerin özel günlerinde daha yakında sanatçı varken uzaklardan Elazığlı Hakan Tosun’a ulaşıp tercih etmeleri elbette biz Elazığlıları mutlu ediyor. Memleketimizin gencinin tercih edilmesi bizim için gurur değil midir?

2016 yılında birbirinden güzel şarkı sözleri ve klipleriyle sahnelerde ve televizyon ekranlarında izledik. Ulusal bir televizyon kanalında top sıralara yerleşti ve izlendi. Hakan Altun, Aydın Kara, Kemal Aslan isimleriyle çalışarak “Dayan be Gönlüm”, “Kapı”, “Beni Kendine Yasakla” şarkılarını seslendirdi. Güzel seslendirme ile birlikte birbirinden güzel mekân ve görüntü ile kliplerini izleyiciye hitap etti.

Durmak bilmeyen Hakan Tosun, 2017 yılında tek eser “Kendine Müslüman” şarkısını yine güzel bir klip ile seslendirdi.

Tabii ki bütün çalışmalarının arkasında kişisel çabası çok büyük. Gün ışırken sabahın ilk saatlerinde sahneden inen Hakan Tosun zaman zaman evine uğramadan havaalanı yolunu tutarak müzik çalışmalarına yetişmeye çalıştı. Başarısının altında maddi manevi fedakârlık yatıyor.

13 Mart 2020 tarihinden beri bütün dünya Covid 19 belasıyla uğraşırken etkinlikler, çalışmalar her alanda durakladı. Bu duraklama müzik dünyasını da etkiledi. Ancak sanatçımız Hakan Tosun bu süreci avantaja çevirerek sözleri Şebnem Sungur, müziği Gökhan Tepe, aranjörlüğü Fırat Özbaylar’a ait, yapımcılığını Kemal Aslan’ın yaptığı “Mahşere Kaldı” eserini seslendirdi. 30 kişi ile çalıştı. Çok emek verdiği yine oldukça güzel klibiyle bu eser 7 Mayıs 2021 tarihinde dijital platformlarda yerini alacak. İşinde mükemmeli arayan Hakan Tosun eminim ki iz bırakacak eser ile geliyor. Müzikseverler eminim ki defalarca dinleyecek, izleyecek.

Şarkılarını söylerken duygusal yapısıyla adeta şarkısını yaşayan, şarkısına gömülen sevgili Hakan Tosun’u, farklı platformlarda dinledik. Beyefendi, samimi, şarkılarına hayat veren, her fırsatta Elazığ’ı dillendiren, mekânda bulunan dinleyicilerinin nabzını çok iyi yakalayan, sahneye ve mekana hâkim haliyle sanatçı kimliği ile tanıyoruz.

Normal hayatta da vefalı bir evlat, vefalı bir kardeş, vefalı bir dost, vefalı bir sırdaş, vefalı bir arkadaş, manevi değerleri ön planda tutan sanatçımız Elâzığ’ımızın da ayrıca gururudur.

Sevgili Hakan azminin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını unutmadığın, alkış seslerinin kulaklarında çınladığı nice başarılar senin olsun.

Nice çalışmalara imza atacağın günlere…

Yeni eserin hayırlı olsun, alkışın bol olsun.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol