Zor bir o kadarda sıkıntılı, endişeli günler yaşıyoruz.

Var olduğumuzu idame ettirme çabasıyla neler oluyor diye öğrenmeye, bilmeye çaba gösteriyoruz ki, doğalı budur.

Elbette yanlış bilgilerle bodoslama dalıp meseleye yalan yanlış öğrenme, bilme halleri beyhudedir, kendimize de çevremize de zarar getirir.

Teknolojinin böylesine yaygın halde kullanıldığı, iletişim araçlarının, yöntemlerinin, gün yirmi dört saat ve neredeyse her yerde, her alanda, bilgiye ve habere ulaşmamızın mümkün kılındığı hayatlarımız.

Yasaklar ya da sınırlamalar neden olur, insanlara faydası nedir, hayatlarımıza pozitif katkısı nedir, bilmiyoruz, bilemiyoruz, muamma. İdare makamları, kuruluşları, çarpıtılmadan, yorumlanmadan, doğru ve gerçek haliyle öğrenmemize imkân vermesi, bilmemize destek çıkması, olması istenen, gerçek olmasını arzuladığımız durum.

Kavram ve kaide ne ise doğru anlayıp hayatlarımıza doğru haliyle almamız gerek.

Olay ve meseleleri yorum katılmış, yorumlanmış, çarpıtılmış haliyle öğrenmek, bilmek ki, sadece eksik ve yanlışı öğrenmek ziyade, aklımızda, zihnimizde var ettiğimiz güven duygusunu da derinden sarsar.

Kişi bazında yanlış bilgilere sahiplik endişesini hep biliriz, taşırız da, kurum ve idare makamları, devletin iletişim birimleri, bilgiyi, olayları, doğru ve ihtimal düşünceleri oluşturmayacak şekliyle, çıplaklığıyla, anlaşılırlığıyla verir, sunar.

Sansür ya da sınırlama olur mu?

Olur, elbette olur, acı, üzüntü duygularımızı zirve yaptıracak haldeyse, bilimsel sınırlar gerekli görülmüşse, aktarım yapılmaz, sınırlı bilgi aktarımı uygun görülür, çarpık yalan yanlış haliyle değil. ..

Genç bir kız, orman kampının kumsalında soyunmaya başlar.

Etrafta kimseler olmadığı için üzerindekilerin hepsini çıkarır.

Tam denize gireceği sırada, kampın bekçisi yanına yaklaşır:

-Hanımefendi, denize girmek yasaktır. -Peki, neden soyunurken söylemediniz? -Soyunmak yasak değil ki. Sadece denize girmek yasak! ..

Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir kaidesi var ise, kural ve yasaklar da yıkılsın, yok sayılsın çabası ne kadar gereksiz, akıl dışılık içeriyor.

Keşke öğrenmeseydim, keşke bilmeseydim, gibi kendi içimizde pişmanlıklar yaşamamak için, kural koyan, sınır koyan, yasak getiren kurumların bilimsel, insani, tarafsız, yorumsuz, bilgiye ulaşa bilirlik özgürlüğünü daim kılması gerekir.

Bilgi ve öğretiler idare makamlarınca oluşturulup aktarılıyorsa, paylaşılıyorsa, gerçekliğinden, doğruluğundan zinhar şüphe duymamak gerekir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol