Evet, alıntı yapıp yazımın içeriğinde okuyacağınız bölümde ki yazının orijinal başlığı “Tango” dur.

İstedim ki kendi yorumlarımı ve fikirlerimi de belirteceğim yazı, konunun kahramanı, 2006 Ağustos da dünyamızı terk eden değerli akademisyenimiz “Prof. Dr. MUHAN SOSYAL” adıyla okunsun dolaşsın.

Teoride olanlar ile pratikte yaşadıklarımız farklıdır, an gelir benzerlikleri görür yaşarız an gelir açık ara uzaklığı görür şahitlik ederiz.

Bu farklılığı da benzerliği de anlatımlarla değil yaşattıklarıyla hem öğrencilerinin hem de metine dökülmüş anı haliyle elden ele bizlere ulaştıran “Muhan Sosyal” hocamıza rahmet diliyorum.

TANGO... Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nün efsane hocalarından Prof. Dr. Muhan Soysal bir gün derse girdiğinde öğrencilerine; - Size bu derste ve izleyen iki ders boyunca Tango’yu anlatacağım.

Çok dikkatli dinleyin ve not tutun der.

Normalde işletmeyle ilgili bir konu anlatması gerekirken, niye tango konusunu anlattığına bütün öğrenciler şaşırır ama yine de dersi dinlemeye devam ederler.

Hoca önce tangonun tarihçesinden başlar, sonra müziğin ritmine geçer, daha sonra da tango figürlerini öğretir.

Adımların nasıl atılacağını şekillerle izah eder.

Bir kavalyenin damı nasıl dansa davet edeceğini, elini belinde nereye koyacağını ve daha birçok bilgiyi en küçük ayrıntısına kadar anlatarak not ettirir.

Üçüncü haftanın sonunda ise, ertesi ders tango konusunda yazılı sınav yapacağını bildirir.

Öğrenciler sınavda çok başarılıdır; çok dikkatli not tutmuşlar, bütün yazdıklarını ezberlemişlerdir çünkü en küçük bir ayrıntıyı dahi yanıtlamışlardır.

Başarı ortalaması 90 puanın üzerindedir.

Ertesi derste öğrenciler tahtada şu notu görürler: Sınavın ikinci bölümü için herkes spor salonuna gelsin.

Bütün öğrenciler, spor salonunda toplanır.

Muhan Hoca önceden her şeyi gerektiği şekilde düzenletmiştir.

Duvar diplerinde sandalyeler sıralıdır, orta yer dans pisti olarak boş bırakılmıştır.

Salonun birkaç yerine kameralar konmuştur.

Öğrenciler etrafı merakla izlerken Prof Soysal şöyle konuşur: - Şimdi herkes tango yapacak, öğrendiklerini uygulayacak. - İşte müzik, buyurun piste Erkek öğrenciler bayanlara yaklaşıp önlerinde reverans yaparak onları dansa kaldırırlar.

Ve hep birlikte müziğin ritmine ayak uydurup dans ederken, çevredeki kameralar da onların tüm hareketlerini kaydeder.

Sonuç tam bir fiyaskodur.

Yanlış ve acemice hareketler, duraklamalar, şaşırmalar, çarpışmalar…

Öğrenciler yazılı sınavına göre çok iyi bildikleri, tangoyu bir türlü becerememektedir.

Hemen hemen hepsi müzikle uyumsuz, tangoyla uzaktan yakından ilgisi olmayan hareketler yapmaktadır.

Sonunda, sınav bir kaos ortamı içinde tamamlanır.

Hoca, bir kaç gün boyunca kamera kayıtlarını inceler ve sonucu açıklar:

Ortalama başarı notu bu kez 33’tür . Muhan Hoca’nın amacı aslında öğrencilerine tango öğretmek değildi. Bir şeyi, yaşamadıkça, onunla bütünleşmedikçe gerçek anlamda öğrenilemeyeceğini öğretmekti. Bunun dışında öğrenilmiş sanılanların hepsi eğretidir, verimsizdir, geçicidir... ..

Eğreti yaşamak tüm olumsuzluklara, negatif gelişmelere kapı aralamaktır.

Eğreti yaşamak, bilgiden emin olmadan tereddüt içinde tedirgin yaşama halidir ki, keyifsiz ve başarılı bir sonuca, kazanım ve pozitiflik içermez.

Eğreti yaşamak görüp izleyenlere de tetikleme ve teşvik oluşturmayacağı için taklit edilmez, örnek alınmaz, kendi sarmalında tarihin çöplüğünde ki yerine ulaşır.

Teori ve sahadaki uygulamayı eşleştirmek, pratikteki sorun ve engelleri görerek uygun, yaşanabilir, hayatlarımızda ki getirisi ve götürüsünü hesaplayarak gerekirse sosyal ve laboratuvar destekli çalışarak bütünleştirmek, bütünsellik sağlanır.

Pratik yaşamımızda ki çokça yöntem ve tarz, metot teorik olarak oluşumu gerçekleştirilmiş ve hayata geçirilmiştir.

İnsanların yeni yöntemler keşfedip hayata tatbik etmesi büyük riskler ve kaosların oluşmasına sebep teşkil eder, edebilir.

Teori ve pratik bir döngü hali, sosyal, kültürel, ergonomi, ekonomi, demografi yapısını dengeli hale getirmek için yapılan ve uygulamaya konulan yaşam tarzını belirleyen kavramlar, bütünleşik yöntemlerdir.

Teori ve pratik; laboratuvar çıktılarının insan hayatına adapte edilmesi, izlenmesi, getiri ve götürüsünün, fayda ve zararlarının anlaşılması üzere kullanılan döngüdür.

Pratikte yaşanan ile düşüncede teoride olan her zaman eşleşmez her zaman öpüşmesi bütünleşmesi beklenmez.

Negatif ve olumsuzluklara rağmen hayal etmek düşünmek hayata geçirip denemek, denemelere devam da ısrar edip farklı girdi katılım halleriyle deneyleyip, denemek, bilimsel çalışmanın, çalışmaların temasıdır.

Teoride ki hayalde ki tango dansı pratikte uygulamada farklılıklar kopukluklar içerse de başlangıcında bu döngü ve değişimlerle gelişim sağlanmıştır.

Günümüzün kullanımında olan soyut düşünce ve kavramlar, kullanıp tükettiğimiz somut metalar, hayatımıza eşlik eden cisim ve eşyaların varlığı da, üretilip şekilden şekile girmesi, bazı özelliklerinin yok edilip yeni ve farklı özellikler eklenmesi, teori ve pratik arasında ki döngü ve stabil kılınmaya çalışılan dengedir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol