Kaç kişi yüreğine söz geçirir ki?
Hislerine gem vurup onu ıslah eder ki?
Söz atının ipi şairin elindeyse istediği gibi koşturur atını hisler meydanında. Ayyuka çıkan sessizlikler; yürekleri yakar, kuşları düşürür, ağaçları yakar, dağları da yıkar. Bazen bir gülüştür bu kağıda düşen, bazen bir gözyaşıdır yanağa değen, bazen bir umuttur nokta nokta cana işleyen, bazen bir kahırdır sicim sicim… Sıla Nur YILDIRIM’ın “Yüreğime Notlar”ı da bir naylonu eritmiş de kağıda dökmüş gibi değdiği yerde iz bırakıyor.
YÜREĞİME NOTLAR, YILDIRIM’ın hayatın hengamesinden kaçıp sığındığı kutlu bir limandır. Bir köşede belki de herkesten seneler boyu sakladığı, yazdıkça da biriktirmelere doyamadığı sevda kokulu notlardır. İnsan yüreğine söz geçirebilir mi? Geçiremez zannımca. Bu kitap da bunun ispatı olarak şiir dünyasındaki yerini almıştır. Divan şiirimizin Sultânü'ş-şuarâ"sı (şairler sultanı) olan BAKİ’nin,
“Âvâzeyi bu ‘âleme Dâvûd gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş” (Yüksek sesini bu aleme Davut gibi sal. Çünkü bu gök kubbede baki kalan ancak hoş bir seda imiş.) beyitine istinaden YILDIRIM da bu fani gök kubede sonsuza kadar kaybolmayacak olan sesini şiirle düğümlemiştir.
İlhamı bol olsun.
Genç bir kalemin sevdasıdır bu kitap.
Kitabın ön sözünde şairin belirttiği gibi "Hayaller gerçek olmak içindir. Hakikaten de öyleymiş. Hayallerimi hayatımda kılan Hakk'a şükrederken yalnız beni bugünlere getirmekle kalmayıp yürüdüğüm yollara çiçekler seren canım aileme ve şu genç yaşımda yazın dünyasına kazandırdığım bu güzide eserimin sizlerle buluşabilmesi için emeğini esirgemeyen Telmih Yayınları ailemdeki değerli büyüklerime de siz kıymetli okurlarımın huzurunda çok teşekkür ediyorum.” Hayallerinin peşinden koşan herkese rabbim de yardımcı olur. Doğru insanları karşınıza çıkarır ve hayalinizin gerçekleşmesi için işinizi kolaylaştırır. Bu şehirde kalem işçilerine kapı açan ve onlara ev olanTelmih’i de unutmayalım. YILDIRIM da içindeki heyecanı, coşkuyu hayallerinin gerçekleşmesiyle birlikte büyük bir sevinçle yaşıyor ve bunu gerek konuşmaları gerek yazılarıyla ifade ediyor. Kocaman bir mutluluk görüyorsunuz ona bakarken. Gözlerinde “Ben başardım.” ın parıltısı, gülüşlerinde de “Daha iyisini yaparım.”ın da ışıltısı…
Lise son sınıf öğrencisi…
Kitap okumanın hele de yazmanın az olduğu bir dönemde kitap çıkarmak takdire şayandır. Sosyal medyada sınırlı ifadelerle yazıp konuşan gençliğin - twitter de 140, instagram açıklamalarda ise 125 karakterle sınırlı – kitap çıkaracak denli yazıyor olması bizi ziyadesiyle mutlu ediyor. İl geneli liseler arası kompozisyon yarışmalarında çeşitli dereceleri olan YILDIRIM’ın "Yürek Sancısı" adlı kompozisyonu da "Filistin'de Çocuk Olmak" konulu eserde basılmaya layık görülmüştür. Bu vesileyle YILDIRIM’ın yetişmesinde emeği geçen ve onun yazma kabiliyetini keşfedip yarışmalara yönlendiren bütün öğretmenlere, evladına sahip çıkan ve onu destekleyen kadirşinas anne babaya ve YILDIRIM’a kapılarını açıp onun gelişimine katkı sunan TELMİH’e de bir okur olarak teşekkür ediyorum.
Yazma serüvenini kendi ifadeleriyle “Âşığın sükûnetini mürekkep eyleyerek boynumun borcudur deyip kulağa fısıldanmaya güç yettiremeyen sevdalar gömülmeyecek bir daha kalplere. Bu yüzden dağ bayır gezip anlatacaksın gerekirse. Borcumu borç bildim de Yüreğime Notlar'ı -ilk göz ağrımı- yazadurdum senelerce.” şeklinde beyan etmiştir.
İnsanın ezelden ebede ayrılık derdiyle hemhal olduğunu “Aramak insanın fıtratında varmış / Ben de bunu rüyalarımda seni ararken öğrendim.” diyen şairin kalbi de “odacık odacık sen…” dolu. Yine “Dualarımın kabulüdür / Seni sevebilmek” diyebilmek de aslında insan ruhunun her zaman için dualarına vesile olana bir şekilde ulaşabilmesinin itirafıdır. Şair asla kavuşamayandır, kavuşmayı istemeyendir. YILDIRIM da “Bir varmışlığınla / Hep yokmuşluğunla da / Bu denli seni seven yüreğin sahibi; / En çok da / Hiçe sayıp gidişlerinle müteşekkir olmuş sana.” derken esasen şiirine esin olan yüreğindeki gitmelere teşekkür etmektedir. Çünkü her gidiş şiirdir şaire.



