Öne Çıkanlar Jandarma Vatandaşı Yalnız Bırakmıyor Bayram İkramiyelerinin Ödeneceği Tarih Belli Oldu Harputta piknik alanları ve ziyaret mekanları kapatıldı Elazığda okul yaptıracak 9 Sınavın Tarihi Ertelendi

Bu haber kez okundu.

AYDEMİR: “DEVLETİN RESMİ AÇIKLAMALARINA ODAKLANMALIYIZ”

Çin’in Wuhan kentinde 2019 yılının aralık ayında ortaya çıkan ve kısa bir süre içerisinde tüm dünya ülkelerinde görülen korona virüsü 2020 yılının mart ayında ülkemizde görülmüştü.

İnsandan insana solunum ve temas yoluyla bulaşabilen bir salgın olması nedeniyle yakın temas ve gerekmedikçe dışarı çıkmama gibi önlemler alınmaya başlandı.

 Salgının yayılmasına ilişkin alınan bu önlemlerin toplum tarafından uygulanması adına bireylere devlet destekli online işlemleri yürütme ve eğitim alma şansı tanındı. Eğitimin ve sosyal ilişkilerin ağ üzerinden yürütülmesi, sosyal medyanın doğru kullanımı, kitle iletişim araçlarının bugün kurulan iletişim şemasındaki rolü hakkında Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Aydemir sağlıklı iletişim kurma ve medyayı doğru okuma adına gazetemize açıklamalarda bulundu.

“DEVLETİN RESMİ AÇIKLAMALARINA ODAKLANMALIYIZ”

Hızla yayılan ve küresel salgın haline dönüşen koronavirüs’e karşı alınan önlemler neticesinde tolumun eve kapandığı ve bütün iletişimin internet ağı üzerinden sağlandığı bu dönemde sosyal medyada yoğun ve seri bir şekilde yayılan bilgi kirliliğini önlemek adına devletin resmi açıklamalarına odaklanılması gerektiğine dikkat çeken Emrah Aydemir :  “Tıp öğreniminin gelişimine katkıda bulunan Sir William Osler’e göre “Tıp bir belirsizlik bilimi ve bir olasılık sanatıdır.” Soru sormak, endişelerimizi gidermek ve şüphelerimizi sosyal medyada açıkça ortaya koymak bu sanatın doğası. Ancak böyle de olsa dikkatli olmak gerekir. Sosyal medyada kitle kaynaklı tıbbi tavsiyeler dolaşıyor. Sağlığımız için sosyal medya, bilgi almanın güvenilir bir yolu mu?  Yaşanılan bu süreçte bunu sorgulamalıyız. İnsanlar Koronavirüs ile ilgili hastaneye kaldırılan hastalar hakkında Twitter, Facebook, Instagram ve diğer sosyal medya platformlarından bilgi toplamak için uğraş veriyor. Sosyal medya platformlarında Covid-19 grupları var ve gün geçtikçe bu gruplar artıyor.  İnternet sayfalarında İtalya, Çin gibi ülkelerde doktorlardan gelen hikâyeler çevrimiçi olarak dünyayla paylaşılıyor. Çeşitli düşünceler ilk elden aktarılıyor. Bazen bir bakıyorsunuz Twitter’a Facebook’a kurallar değişmiş, tutarsız mesajlar artmış. Bir gün maske takmamız kesinlikle zorunludur deniliyor, ertesi gün gereksiz olduğu belirtiliyor. Doğal olarak bilgi kirliliği ortaya çıkıyor. Bu nedenle gelen mesajları özenle değerlendirmeli, her aktarılan mesaja doğrudur dememeliyiz. Devletin resmi açıklamalarına da odaklanmalıyız. Örneğin Sağlık Bakanlığı’nın resmi web sitesini aralıksız takip edebilir ve Sağlık Bakanımız sayın Dr. Fahrettin Koca’nın açıklamalarını temel alabiliriz.” dedi.

 Sinema, tiyatro, konser, kafeler ve toplu bir şekilde vakit geçirilecek sosyal alanların kullanımına ve işletilmesine geçici bir süreliğine ara verilmesinin ardından insanlar arasındaki iletişimin ne ölçüde etkilendiği ve ne gibi sonuçlar doğurduğu hakkında Aydemir: “Covid-19 öncesi insanlar göz temasından kaçarken şimdi birbirimize bakmayı başarır hale geldik. Gözlerimizle iletişim kuruyoruz, maskenin kapsadığı alanın dışındaki ifadelerimize odaklanıyoruz ve tek bir kelime kullanmadan iletişime geçebiliyoruz. Korkularımız ve eylemlerimiz artık gözlerde, tuşlarda ve klavyede…” dedi

“SOSYAL MEDYA SAYESİNDE HIZLI BİLGİ EDİNEBİLİYORUZ”

 Sosyal medyanın günlük ve aktif kullanımına getirilen eleştirilerin yanı sıra topluma sunduğu hizmetin göz ardı edilmemesine ve yoğun bir şekilde kullanılan kitle iletişim araçları ile kıyaslandığında bireye içerik seçme ve evrensel bilgiye ulaşmada daha daha aktif rol biçtiğini aktaran Aydemir: ”Kitle iletişim araçları, hedef kitlesini ilgilendiren konuları kendi özelliklerine göre detaylıca ya da yüzeysel sunar. Ancak sosyal medyaya bu süreçte farklı bir paragraf açmak gerekir. Sosyal medyaya getirilen eleştiriler dışında olumlu yanları da var. Sosyal medya olmasaydı şu anda zorunlu bulunduğumuz her şey daha kötü olabilirdi. Sosyal medya sayesinde hızlı bilgi edinebiliyoruz. Televizyon, radyo, gazeteler ve dergilerden edindiğimiz bilgiler daha da sınırlı. Çünkü sosyal medyanın dışındaki araçları sadece kullanıyor olsaydık Koronavirüs’ün diğer ülkelerde neye yol açtığını bilme seçeneğimiz muhabirlerle sınırlı olacaktı. Sosyal medya bunu kaldırdı. İnsanların kendini karantinaya alması ve sosyal uzaklaşma gereklilikleri Facebook, e-posta, mesajlaşma, Twitter ve diğer sosyal medya ağları ile etkileşim içinde bulunduğumuz anlamına gelir. Düşünün bu virüs, 1980’lerde ya da 1990’larda çıksaydı sabit hatlar kullanacaktık, televizyon, gazeteler ve radyolardan bilgi edinmek için yoğun çabaya girecektik. Belki de beklenilen o evre, bizleri daha da rahatsız edecekti. Oysa şuan da dünyanın böyle bir haber sıkıntısı yok.” şeklinde konuştu.

Bir iletişimci olarak sağlıklı sosyal medya kullanım süresinin ne kadar olduğu ve ne aralıklarla kullanılması gerektiği hususunda Doç. Dr. Emrah Aydemir: “ Sosyal medya kullanımı yaş gruplarına göre değerlendirilebilir. 65 yaş üstü kesim sosyal medyayı ne kadar kullanıyor? Ya da kullanıyor mu? Acaba kullanmadıkları için mi bu kadar uyarıya rağmen olayın ciddiyetinin farkında değiller? Dikkat ederseniz gençlerimiz evde ve bu kitle sosyal medyayı her an yaşayabiliyor. Sonucunda da kullanım süresi ve aralıkları kişilere ve yaş gruplarına göre değişebiliyor.” açıklamasında bulundu.

“BÖYLE BİR DÖNEMDE UZAKTAN EĞİTİMİN DEZAVANTAJLARINDAN ZİYADE AVANTAJLARINI DEĞERLENDİRMEK YERİNDE OLUR”

 Aydemir: “Herkesin aynı cephede savaştığı küresel bir sorunla karşı karşıyayız. Böyle bir dönemde uzaktan eğitimin dezavantajlarından ziyade avantajlarını değerlendirmek yerinde olur kanaatindeyim. İnsan sağlığı açısından uzaktan eğitimin üzerinde önemle duruluyor. Uzaktan eğitimde çalışma materyalinin ele alınması özgürlüğü söz konusu. Geleneksel öğrenme yolunu izliyorsanız okulun müfredatına göre belirli bir öğrenme programını takip etmeniz gerekiyor. Ancak uzaktan eğitim programı, kendinize göre müfredat belirleme ve öğrenme rotasını seçme olanağı tanıyor. Uzaktan eğitimde kısıtlama olmuyor ve mesafeden kaynaklanan bir sorun meydana gelmiyor. Paradan ve zamandan tasarruf sağlayan uzaktan eğitim ile ek bir ücret ödemeden öğrenim merkezine çevrimiçi erişim sağlayabiliyorsunuz. Uzmanlara uzaktan eğitim yoluyla kolay ulaşılabiliyor ve uzaktan eğitim günlük rutinler bozulmadan niteliklerin gelişimi için bir dizi avantaj sunabiliyor.” diyerek ülkemizin bugün her alanda savaştığı koronavirüs adlı küresel salgın nedeniyle eğitim ve öğretimin yeni bir boyuta geçişinin bu dönemde dezavantajlarından ziyade topluma sunduğu avantajlara odaklanmasını ve bu uygulama şeklinin sağlık sorunları ile karşılaşılmaması için bir önlem olarak kullanıldığına dikkat çekerek uzaktan eğitim sisteminin sunduğu özgür ve ücretsiz öğrenim şansının birer artı olduğu yönünde değerlendirmelerde bulundu.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol