Öne Çıkanlar Kısmi Kapanma Genelgesi Yayınlandı Personele KBRN Eğitimi Verdi Bitki Koruma Ürünleri Uygulama Yetki Belgesi Eğitimi Verildi Dijitalleşmesi İçin İşbirliği Protokolü 100 Yıl Yıkıcı Bir Deprem Beklenmiyor

Bu haber kez okundu.

Erol’dan FETÖ Vurgulu Kanun Teklifi Eleştirisi

Kanun teklifi ile ilgili eleştirilerde bulanan Erol Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir’li ve büyükelçi Şaban Dişli’nin yakınlarının FETÖ’den içeride olduğunu hatırlatarak görevden alınıp alınmayacaklarını sordu.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamda“ Ben bugünkü konuşmamı yalnızca Ak Parti Grubuna dönerek yapmak istiyorum. Ciddiye alırsınız, almazsınız; nasıl değerlendirirsiniz bilmem ama dinlemenizde yarar görüyorum. Bir defa, tarihsel süreci şöyle bir değerlendirince ve bu kanun metnini okuyunca hakikaten sizinle ilgili hayrete düştüm, sanki bu ülkede hiç 28 Şubat süreci yaşanmamış, insanlar değerlerinden, kılıklarından,  kıyafetlerinden, inançlarından, annesinden, babasından dolayı yargılanmamış gibi, kamu hizmetlerinden mahrum edilmemiş gibi, okullardan atılmamış gibi şimdi onu biraz daha modernize ederek aynı faşist zihniyeti bu parlamentonun gündemine getiriyorsunuz. Bakın, eğer siz kendi varlığınızı, yasaların toplum üzerinde, i özgürlükleri kısıtlayarak sağlayacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tam tersine, insanlara daha fazla özgürlük alanları tanımalısınız. Size bir örnek vereceğim: 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu bir tavsiye kararı aldı, FETÖ terör örgütüyle ilgili bir araştırma yapılmasıyla ilgili hükümete bir tavsiye kararı aldı.  Dönemin Müsteşarı Ömer Dinçer televizyonlarda açıklama yaptı, dedi ki: "Evet, bu tavsiye kararının uygulamaya geçirilmemesinin bürokratik muhatabı bendim, ben sorumluluğu aldım ve işleme koymadım." Siyasi muhatabı da o dönemin başbakanı, bugünkü Cumhurbaşkanımız sayın Tayyip Erdoğan… ”dedi.

Dişli'yi Görevden Alacak Mısınız? Kardeşi FETÖ'cü  İçeride… Tarım Bakanı’nı Alacak Mısınız? Abisi FETÖ'cü İçeride…”

Erol yakınları FETÖ’den tutuklanan Tarım Bakanı Bekir opakdemirli ve Büyükelçi Şaban Dişli’yi hatırlatarak  sürdürdüğü açıklamasında, “Şimdi, bakın, o dönem eğer devletin arşivleri, devletin organları ve devletin kurumları doğru çalıştırılmış olsaydı, ciddiye alınmış olsaydı;  sizin iktidarlarınız döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 356 general kadrosunun 150 tanesi FETÖ' den atılmazdı, 81 ilin 74 emniyet müdürü FETÖ' den dolayı tutuklanmazdı, Yargıtay’ın 133 üyesi FETÖ'den dolayı tutuklanmazdı, Yargıtay üyesi olamazdı. Danıştay’ın 43 üyesi, Anayasa Mahkemesi’nin 2 üyesi, emniyet teşkilatının yaklaşık 30 bin görevlisi , yaklaşık 5 bin civarında hâkim ve savcılar… Bunlar ne yaptılar? Bunlar aslında AK Parti'nin değil, devletin, kamunun düzeninin temeline dinamit koydular. Yani sizin verdiğiniz yanlış kararlar yalnızca sizi etkilemiyor.  Devlet adına alınması gereken tedbirleri almadığınız zaman devlet liyakatini ve devlet geleneğini bozarsınız. Yarın yeni 28 Şubatların olmayacağının garantisi var mı? Peki, 28 Şubatta yaşananları sizin gibi düşünmeyenlere yarın yaşatmanızla ilgili bir hakkınız var mı? Yani bunun yarını da var. Peki, bir örnek vereceğim, demin Nihat Yeşil, Ankara Milletvekilimiz konuşmasında ifade ettiler. Eğer güvenlik soruşturmasını tereddüde, şüpheye, araştırmaya dayalı yaparsanız, yedi göbek öteye kadar da giderseniz Şaban Dişli'yi görevden alacak mısınız? Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve hükümeti yurt dışında temsil eden bir diplomat… Sayın bakanım, alacak mısınız? Siz devlet geleneğinden gelen bir siyasetçisiniz, Şaban Dişli' yi alacak mısınız görevden? Kardeşi FETÖ'cü, içeride… Peki, Tarım Bakanı’nı alacak mısınız? Abisi FETÖ'cü içeride…

FETÖ ile suçlanan kişilerin kardeşlerinin önemli devlet görevlerine getirildiğini belirten Erol,“ FETÖ'yle suçlanan ve FETÖ terör örgütünün darbe girişimine bizzat katılan kişilerin kardeşlerini bu ülkede devletin en önemli görevleri verildi. Bakın, büyükelçilik sıradan bürokratik bir görev değildir, Türkiye Cumhuriyeti'nde makam arabasında Türk Bayrağı'nı taşıyan iki makam vardır. Bunlardan birisi ilin valileri, birisi büyükelçiler; hem devleti hem hükûmeti temsil eder. Şimdi, hem devleti hem hükûmeti temsil eden birisinin kardeşi FETÖ' den yatacak ama o, devleti temsil edecek. Peki, bu, bir çelişki değil mi? Peki, diğer taraftan, Tarım Bakanı, Bakanlar Kurulu’nda yalnızca tarım politikaları mı konuşulur? Devletin bütün sırları da konuşuluyor, bütün güvenlik politikaları da konuşulur. Peki, yarın, onun FETÖ' cü olmadığı nereden belli? İşte, yaşadık, yaşadık; albaylıktan generalliğe terfi ettirdiğiniz general, daha sonra FETÖ' den açığa alındı. Demek ki olabilir, demek ki kişilerin yorumlarına, değerlendirmelerine göre değil, devletin kurallarına ve kanunun hukuk çerçevesinde uygulanmasıyla ilgili kararlar alınması gerekir. Bunun içindir ki bu yasa doğru bir yasa değil, bu yasa Türkiye Cumhuriyeti'ndeki yurttaşlarımızın yurttaşlık haklarını sınırlayan ve kısıtlayan bir yasadır. Tabii ki grup olarak bu yasaya "hayır" diyeceğiz.” ifadelerini kullandı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol